..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: baydöner3263
Eser Sıra Numarası: 170131eser01


                                                    YALNIZLIK VE MUTLULUK

  İnsanlar hayatta herkesle özellikle de kendileriyle sürekli bir yarış içindedir. Her zaman için en iyi olma, en güçlü olma, herkes tarafından saygı duyulma duygularıyla davranırlar. Bazen bilinçli bazen ise farkında olmadan. İşte tam bu noktada hassas bir çizgi vardır. Çok çelişkili bir ikili olan ego ve özgüven arasındaki fark çoğu kişi tarafından bilinmese de aralarında önemli farklar vardır.

  Ego, kişinin kendisinde olmayan özellikleri kendinde varmış gibi göstermeye çalışarak, üstün görünme çabasına denir. Egoist insanlar çevresine karşı kendisini büyük göstermeye çalışır ve asla mütevazi değildir. ‘’Ben’lik duygusu ile doludurlar. Genellikle yaptıkları işler laftadır ve en ufak başarılarını büyüterek kendilerini diğer insanlardan farklı görürler. Onlarda sürekli beğenilme arzusu vardır. Göz önünde bulunmak ve hep konuşulmak isterler.

  Özgüven ise egodan çok farklıdır. Bireyin kendisinden memnun olması, kendisi ve çevresiyle barışık yaşaması demektir.  Özgüven kişilerin kendi becerilerinin, başarılarının farkında olması ile ortaya çıkar. Özgüven için tecrübe gereklidir. Özgüven sahibi olan kişiler benlik duygusundan uzaktadır. Sadece yapabileceklerinin, başarılarının ve niteliklerinin farkındadırlar.

  Egoist dediğimiz ego sahibi kişiler genelde kendilerini yüceltirken, özgüven sahibi kişiler çevresi tarafından takdir edilir. Ego kişilerin yerinde saymasına neden olur, özgüven ise kişilerin daha da ilerlemesini ve gelişmesini sağlar. Özgüven tecrübe ile artarken, egonun cehalet ile arttığı söylenebilir. Egosu olan kişilerin bilgisi ve becerisi laftadır, özgüveni olan kişiler ise bilgisini ve becerilerini icraat ile yansıtmaktadır. Egoistler bir işi yapmadan konuşmaya başlar, özgüveni olanlar işi yapar ve konuşmaya ihtiyaç duymaz.

  Özgüven insanların doğuştan sahip oldukları ancak çocukluktan itibaren pek çok bireyde törpülenen bir özelliktir. Özgüvenin iki merkezi boyutu vardır ki bunlar; “sevilebilir olma” ve “yeterli olma duygusu”dur. Bu yüzden kendini sevme, kendini tanıma, kendine açık hedefler koyma, kendini görme, kendini affedebilme ve pozitif düşünme biçimleri üzerinde durulması gereken konulardır.
Özgüven duygusu bireyin yapıp ettiklerinin onaylanmasıyla, teyit edilmesiyle oluşan ve kişide zorlukları, yaşamda karşılaşabilecek problemleri kendi iç kaynaklarına dayanarak kendi gücüne, kendi kabiliyetine, kendi zekasına dayanarak aşabileceği yolundaki kanaatidir.

  Kendimizi sevmek kendimizi tanımakla başlar. Kendine güvenmek, kendine değer vermeyi gerekli kılar ama kendimizi sevmenin hiçbir koşulu yoktur. Bireyler kendilerini kusurlarına, sınırlarına başarısızlıklarına ve olumsuzluklarına rağmen sever. Bunun için de kişiler, kendilerine dair analizinde gerektiği kadar iyimser, gerektiği kadar acımasız ve gerektiği kadar analitik olmalıdır. EGO ise; bizden büyük ve adı biz olan bir balondur. Patlayana kadar halisünasyon görmemize yani uçtuğumuzu zannetmemize, patladığında da çöküntüye yol açar.
İşte bu sebepledir ki; egoyla özgüveni karıştırmamak tek başına yetmeyeceği gibi, egonuzdan mümkün olduğunca kurtulmak ve özgüven konusunda kendilik algısına ulaşmak, kişilik değeri için hayati önemdedir.

  Örneğin; iş bilmez siyasetçiler, kompleksli sevgililer, kavgalar içinde boğulan ilişkiler, yalancıktan toplumsal rol ve ilişkiler bu ülkenin toplumsal değerinin zayıflamasına neden olmuştur. Bunda en temel etken; yüksek ego ve kıt özgüvendir iddiasındayım. Bu yüzdendir ki özgüven, kadın ile erkek arasındaki ilişkilerde çok çekici bir unsurdur. Toplumsal olarak da öyledir. Toplumsal rollerimizde de, aileye dair rollerde de özgüven, ayağı yere sağlam basmaya övgüdür…

  Bu ikili aradaki en bariz farklardan birisi algısaldır. Şöyle ki; biri karşı tarafı rahatsız etmekten keyif alan, diğeri karşı tarafı rahatsız etme amacı duymayandır.
Bir diğer fark ise bakış açısıdır. Ego, kişilerin kendilerinden hep olumlu bahsetmelerini sağlarken, özgüven kişilerin kendilerinden bahsederken kendilerine olumlu ve olumsuz yönleriyle objektif bakmasını sağlar.

  Ego sahibi kişiler ‘’Ben çok iyiyim, harikayım, ben buradayım, bana değer verin, beni övün, beni konuşun, beni aşağı görmeyin, benim olan her şeyi abartmalıyım, sadece benim olmalı’’ gibi cümleler ve duygular içerisinde boğulmaktadır. Özgüven sahibi kişiler ‘’Herkes eşittir, kimse benden aşağıda değil, insanların hakkımda ne düşündüğünü umursamıyorum’’ gibi cümleler içerisindedir.
Özgüven sahibi kişiler genellikle mutludur. Bastırılmışlıklarından kurtulduğu, hiçbir etiket olmadan yaşadığı, yaşamı akışına bıraktığı, negatif enerjiden arındığı, kendisiyle yüzleşebildiği ve anı yaşadığı için iç dünyasında huzurludurlar. Bu nedenlerden dolayı etraflarına da yaşam enerjisi saçarlar.
Egosu büyük insanlar ise tam aksine bastırılmışlıklarının esiri olduğundan, komplekslerinden kurtulamadığından, kendisiyle yüzleşemediğinden, sorunlara öfkeyle karşılık verdiğinden, geçmişe ve geleceğe bağımlı yaşadığından, kendisini kabul edemediği, her zaman başkalarını suçladığı için mutsuzdur.

  Özgüvenli insanlar “bir şey” olmaya çalışmaz, çünkü ne olduğunu bilir. Peki, egolu insanlar öyle mi? Egolu insanlar, hep “çok şey” olduğunu düşünür ki aşırı üstünlük çabasının yoğun eksiklik duygusundan ileri geldiğini biliyoruz. Bu da özgüven eksikliğidir. Özgüveni eksik olan insanlar egoya sığınır. Ve tabii yüksek ego beraberinde takıntıları getirir. İş bilmez siyasetçiler, ayak kaydırmaya çalışan iş arkadaşları, kompleksli sevgililer, başarıyı çekemeyen okul arkadaşları, kavgalar içinde boğulan ilişkiler yüksek ego, eksik özgüvenden kaynaklanmaktadır.

   Özgüven başarıya açılacak kapı olacakken, EGO ise tam tersi bir hedefe başarısızlığa götüren hırs tuzakları olacaktır. Sınavlarda gelecek adına çalışan özgüvenli bir öğrenci başarıya ulaşırken, egolarının esiri olan öğrenci ya başarısız olacak ve bu başarısızlığını başkalarına maledecek ya da başarılı olsa bile tutkularının esiri olmaktan kurtulamayacaktır. Bu anlamda özgüven iyidir ancak fazla özgüven, EGO’yu şişireceğinden insanı sıkıntıya sokacaktır.

  Egoist kişilerin konuşmalarında ben kelimesi çok geçmekle birlikte, özgüven sahibi kişiler ise cümlelerinde özne kullanmaya ihtiyaç duymazlar. Kısacası, ego başkası gibi görünmektir, özgüven kendin olmaktır. Buna dayanarak egonun  ikiyüzlülük ile bağlantılı olmasının yanı sıra bir kişilik bozukluğu olduğunu da söyleyebiliriz.