..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: benim1718
Eser Sıra Numarası: 170215eser05


                                                                     SADECE BEN
  
  Aynanın karşısına geçip el sallıyorum. Aynadaki ben de bana el sallıyor. Biraz daha yaklaşıp yüzümü inceliyorum. Küçük kusurları saymazsak mükemmel ölçülere sahip. Evet, hafifçe gülümsüyorum, ''Mükemmelim.'' diyorum. Öyle olmadığımı bilsem de önce kendimi inandırırsam sonra insanları inandırabilirim, biliyorum. Belki insanları inandırma düşüncesi saçmadır ancak ben, etrafımdaki insanların beni bildiği kadar benim. Onlar güzel görürlerse güzelim, onlar zeki derlerse zekiyim. İşte bu noktada ayırıyorum egomu kendimden.

  Aslında benim egom kendime olan güvensizliğimi saklayan bir kalkan. Kendimi tatmin etme yöntemim, herkesten iyi olduğumu bilmem. Öyle değilsem bile öyle davranırım ki insanlar da beni öyle görsün ve beni üstün görmeye başladıklarında ise ego kalkanımı indirip kendime güvenebileyim. Peki ya kimse beni, benim göstermek istediğim gibi görmezse! İşte o zaman egomu da kaybederim. Kendimi seviyorum ama bazı insanlar gibi benim düşüncelerim önemli diyemiyorum çünkü ben sevmek değil sevilmek istiyorum. Herkesin en iyi arkadaşı ben olmalıyım. En iyi öğrenci, en iyi evlat olmalı hatta en iyi başarıları ben elde etmeliyim. Belki de hırsım egomdan büyüktür. Ancak ego her zaman işime yaradı. Bazıları burnu havada dese de çoğu insan beni örnek aldı. Bir zaman sonra da kendime olan güvenim arttı ve egomu bir kenara bıraktım. Zorlandım. Ama hayatta her zaman başarılı olamayacağımı anladığımda, kendimden başka insanlara değer verip düşünmeye başladığımda en önemlisi ise omuzlarıma ağır sorumluluklar yüklendiğimde, ardıma bakıp neler başardığımı görüp onlarla övünmek yerine hayatta kalıp ona tutunmaya çalıştım. Ve şimdi başarılı olduğum kadar kendime güveniyorum, kendime güvendiğimde ise başka insanların benim hakkımda düşündüklerini önemsemek yerine daima istediğini alan bir insan oluyorum. Sanırım yavaş yavaş karakterimi oluşturuyorum.
            
  Karakterimizi oluştururken çok zorluk çıkar karşımıza. Aile baskısı, arkadaş sorunu, dersler, sosyal hayat ve hatta hormonlar yüzünden aşk… Hepsi merdiveni tamamlayan bir basamak olur zirveyi yükseltir. Ama merdiven olmasa oraya ulaşamayız ki. Ne kadar zorlansak da bu sorunlar ne kadar özgüvenimizi yıkıp bizi savunmasız bıraksa da biz her zaman ayakta kalıp savaşmalıyız. Ben öyle yapıyorum ve hala zirveye ulaşmaya çalışıyorum. Zirvede beni bekleyen güzelliklerin farkındayım.

  Karakterimi sağlamlaştırdığımda egoya ihtiyacım kalmayacak çünkü kendini bulamayanların sığınağıdır ego. Peki, neden bunu bile bile hep burnumuz havada? Çünkü korkuyoruz. Korkuyorum. Kendimi yükseklerde göstermezsem insanlar beni güçsüz görür zannediyorum. Çünkü hala kendime tam olarak güvenemiyorum. Güvensem de merdivenin bir basamağında ayağım kayıyor ve sekteye uğruyorum. Mesela kimseye gerçek duygularımı gösteremiyorum çünkü anlamazlar. Herkes dayanabileceği acıları çeker. Ama illaki hayatının bir kısmın da onu mutlu eden bir şey çıkar karşısına. Ama benim hayatımın her bölümü yorucu. Bazen bir kutuya sıkışmış gibi hissediyorum kendimi ya da duyguları hisleri olmayan bir oyuncak gibi. Peki, ben böyle hissederken, insanlar bana bunları hissettirirken ben nasıl özgüvenli olabilirim? İşte yazılara döküyorum ben de içimi. Kalemi olan bir savaşçı asla yenilmez. Kim bilebilir ki kimin gerçekten nasıl hissettiğini. Çünkü kendine güvenen insan da aynıdır egoist olan insan da. Sadece kendisi bilir bunu. Biri gerçekten olan bir şeydir ama biri sadece gösteriş. Biri zamanla oluşurken biri her an yanınızda. Biri sizi güçlü kılarken biri sizi güçlü gösterir. Ve biri sizi mutlu ederken biri mutsuzluğunuzu saklar. İşte bu yüzdendir ki bu iki insanı ayırt etmeniz zordur. Sadece iyi bir gözlemci olan bunu başarır.

  Bana ''Egoist misin yoksa kendine çok mu güveniyorsun?'' diye sorsalar ben: ''Egomun izin verdiği kadar kendime güveniyorum, kendime güvendiğim kadar egomu bırakıyorum.'' derim. Beni çözebilmeniz için gözlemlemeye ihtiyacınız yok. Bir an kendimi öve öve bitiremezken görürsünüz beni ama sınıfta tahtaya kalkıp konuşmam gerektiğinde yutkunamadığımı görürsünüz. İşte eğer ben tam özgüvenli bir insan olsaydım bir avuç insanın karşısında nutkum tutulmazdı. Şimdi diyeceksiniz ki ''Bir karar veremedin özgüvenli misin egoist mi?'' Bunun cevabını veremiyorum çünkü ben de bilmiyorum. Her an değişebiliyorum. Ama ben bundan rahatsızlık duymuyorum zamanı geldiğinde zaten yeterince rahatsızlık duyacağım şey olacak. Şimdi kendimi mükemmel olarak tanıtsam kime ne zararım dokunacak. Kendimi anlatmayı gerek duyduğum insanlar zaten benim kusurlarımın farkındalar. Diğer gerek duymadıklarım ise... Onlar hak etselerdi beni tanırlardı.