..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: deniz1907
Eser Sıra Numarası: 170218eser09


                                                                  TECRÜBE VE CEHALET
                
  Ego nedir? Özgüven gibi bir işe başlarken kendine güvenmek mi yoksa bir şey yapamayıp o işi yapıyormuş gibi göstermek, kendini beğenmek, fazlasıyla övünmek mi? Ego mu, özgüven mi?
                
  Ego bencilliktir. Aslında ego kişilerin farklı özelliklerini ortaya çıkarmak istemesinden değil, karşısındaki kişiye ezik düşme korkusundan doğan bir durumdur. Egoist kişiler başarısız ya da haksız olduklarında kendilerini temize çıkarmaya çalışırlar. Kendilerini övmeyi çok severler. Olabildiğince gururlu, öfkeli ve kibirlidirler. Kendilerini hep eşsiz zannederler. Kurmuş oldukları ben merkezli dünyalarında başkaları hakkında konuşmaya tahammül edemez, kendilerinden daha iyi olan insanları çekemez ve onlara karşı kin beslerler.
                
  Her insanda ego vardır aslında fakat her şeyde olduğu gibi bunun da fazlası zarardır. Fazla ego, insanları kendi kölesi yapar. Eğer çok fazla egoya sahipseniz kendinizin bir kölesi gibi yaşamaya mahkûmsunuz demektir.
                
   Karga ile tilki fablını hatırladınız mı? Hepimiz biliyoruz ki karganın sesi geçekten çok kötü. Ama tilki karganın ağzındaki peyniri almak için kargaya sesinin güzel olduğu hakkında iltifatlar ediyor. Karga da sesinin güzel olduğunu zannedip şarkı söylemeye başlıyor ve ağzındaki peyniri düşürüyor. İşte egoist insanlar da böyledir. Bir konu hakkında hiçbir şey bilmeseler bile çevrelerindeki insanlar yüzünden kendilerini bilgin ilan ediyorlar. Sergiledikleri bu davranışlardan ötürü çevrelerindeki insanları kaybediyorlar. Yalnız kalmaya mahkûm kalıyorlar. Bu yaşarken ölmek gibi bir şey değil mi? Yaşıyorsun ama derdini başkasına anlatamıyorsun,  kimse seni sevmiyor, herkes arkandan konuşuyor.

  Özgüven ise kişinin kendine olan güveni demektir. Özgüvenli insanlar, başardıkları işler ne kadar büyük olursa olsun kendileriyle övünmek yerine mütevazı davranırlar. Buna alçakgönüllülük denir. Özgüven, kişilerin kendi davranışlarına objektif bir şekilde bakabilmesidir. Yani doğru olduğunu düşündüğü fikirlerin sonuna kadar arkasında olup hatalı olduğu zaman da bunu kabullenip hatasını telafi etmeye çalışmasıdır.

  Hiç karıncalara dikkatlice bakıp onları izlediniz mi? Kendilerinden yirmi kat büyük yükleri bile taşıyabiliyor öyle değil mi? Peki bunu nasıl başarabiliyorlar? Kendilerine olan güvenleriyle mi yoksa güçlü yapıya sahip olmalarıyla mı? Özgüven mi güç mü?
                
  Birçok insan özgüven ile ego arasında ince bir çizgi olduğunu düşünür.  Özgüven ile ego arasındaki uçurumun kimse farkında değildir aslında. Ego sahibi olan kişiler kendilerini yüceltmeye çalışırken özgüven sahibi olan kişiler ise çevresindeki insanlar tarafından takdir edilir. Egoist insanlar kendilerini övmek için bir işi yapmadan konuşmaya başlarlar, özgüvenli insanlar ise işi yaparlar fakat övünmeye ihtiyaç duymazlar. Kısacası ego başkası gibi görünmektir, özgüven kendin olmaktır.
                
  Peki, özgüven ile ego arasındaki farkı hangi özelliklerimiz oluşturur? Konuşmalarımız mı yoksa davranışlarımız mı? Aslında her ikisi de… Bir insan egoist ise konuşmalarında hep “ben” öznesini kullanır. Sürekli “Ben olsaydım.”, “Ben harika bir insanım.”, “Ben bunu aldım.”, “Ben böyle istedim.” gibi cümleler kullanır. Özgüvene sahip insanlar ise “Senin yerinde olsaydım.”, “Sen daha iyisini yapabilirsin.” gibi “sen” öznesiyle ya da hiçbir özne kullanmadan cümlelerini kurarlar.  Egoist insanlar çevresindeki insanları hiç düşünmezler. Onlar için sadece kendileri vardır. Kendi çıkarları olmadan hiç kimseye yardım etmezler. Bir konu hakkında bilgisi olmadan konuşmaya çalışırlar. Bencil ve ukaladırlar. Ama özgüvenli insanlar böyle davranmaz. Hep güler yüzlü olmaya çalışırlar. Beklentileri olmadan insanlara yardım ederler.  Bir bilgenin de söylediği gibi “Özgüven tecrübeyle artar, ego ise cehaletle…Tecrübeyi yıkamazsın ama ego anında patlar!”
                
  Beni karşıdan ilk görenler egoist biri olduğumu düşünürler. Hâlbuki onlar özgüven ile ego arasındaki o küçücük farkı bir türlü ayırt edemiyorlardır. Ben sadece bir işe başlarken, kendime güvenmeyi tercih ediyorum. Bu ego değil ki sadece bir özgüven. Nasıl ki bazı insanlar o vitrinlerde gördüğümüz şaşaalı kıyafetleri üzerine giyip yüzüne bir ton makyaj yapıp başkası gibi olmaya çalışıyorsa egoist insanlar da öyledir. Sürekli başkaları gibi olmaya çalışırlar. Eleştirilere hiç açık değildirler. Çevresindekilerin onların hakkında söyledikleri kötü şeyler karşısında hemen kırılırlar. Özgüvenli insanlar ise mağazadan günlük kıyafet alıp makyajı çok fazla kullanmayan insanlara benzer. Çünkü onların özenmeye ihtiyacı yoktur. Kendilerini oldukları gibi kabul ederler. Her türlü eleştiriye açıktırlar. Çünkü kendilerine güveniyorlardır.

  Albert Einstein’ın ”Ego ‘1/Bilgi’ gibidir. Ne kadar çok bilgi, o kadar düşük ego; ne kadar az bilgi, o kadar yüksek ego…” sözünde de anlattığı gibi az bilgiye sahip olan insanlar daha fazla egoya sahip olurlar.  Kısacası ego; özgüven gibi yüceltmez, küçültür.