..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: deniz4277
Eser Sıra Numarası: 170216eser02


                                                            HER ŞEYDEN ÖTE BİZ...

  Aynaya baktığımızda yalnızca yansımamızı görsek de o bakışların bununla sınırlı kaldığını düşünmek bir yanılgıdır. Freud’un psikanalitik kuramına göre aynada kendimizi gördüğümüz ilk andan itibaren bilinç katmanlarımız (dolayısıyla karakterimiz) şekillenmeye başlar. Altı aylık olana değin kendimizi anneyle yekpare olarak algıladığımızdan kendimizi aynada ilk görüşümüz çok önemlidir. İşte o an varırız farkına varlığımızın.

  Ego ile özgüven arasındaki ince çizgiyi belirleyen kavram kendini gerçekleştirme kavramıdır.  Hayatta attığımız her adım kendimizi gerçekleştirmeye yöneliktir. Bunun için bilinçaltımız biz fark etmesek de sürekli bir çaba halindedir. Maslow bu görüşü her insanın değerli, kendine özgü, duyarlı ve iyiye yönelik bir özbene sahip olması hali olarak tanımlar. Aşağıda okuyacağımız örnek bu görüşü destekler nitelikte birçok veriye sahiptir.

  Üç yıl önce, ana caddelerden birinde feci bir kaza meydana gelmiş. Sarhoş bir sürücünün kullandığı kamyon, seyir halindeki bir aracın üzerine devrilmiş. Sarhoş sürücü olay yerinde ölmüş. Ezilen aracı kullanan kadın ise ağır yaralı olarak enkazdan çıkarılmış. Kadın hastanede iki hafta boyunca yaşam mücadelesi vermiş fakat beyin ölümü gerçekleşmiş. Kocası bu haberle yıkılmış. Üzüntüsünü paylaşmak için en yakın arkadaşına gitmiş. Fakat orada duyduğu başka bir haber, daha doğrusu itiraf, onu derinden etkilemiş. Karısı onu aldatıyormuş, hem de kocasının en yakın arkadaşıyla. Adamın arkadaşının içi rahat etmemiş ve daha fazla böyle bir eyleme ortak olamayacağını anlamış, ardından bunu adama itiraf etmiş. Adam hayattan aldığı ikinci darbeyle derin bir üzüntüye gömülmüş. Daha sonra kendine gelmiş, oturduğu yerde düzelmiş ve arkadaşına karısının makineye bağlı kalmasını istemediğini, onun organlarını bağışlayacağını ve veda gününde onun da orada olması gerektiğini söylemiş. Adam, bunun karısı için en iyisi olacağını biliyormuş. Fakat arkadaşı o gün meşgul olacağını, zaten ilişkilerinin çok ciddi olmadığını ve kafasında bu ilişkiyi çoktan bitirdiğini söylemiş. Adam çok sinirlenmiş ama ani tepkilerden kaçınarak evine doğru yola koyulmuş. Ertesi gün doktorlara isteğini dile getirmiş. Doktorlar, organ bağışını tercih ettiği için adama teşekkür edip ne kadar doğru bir karar verdiğini söylemişler. Veda gününde doktorlar ve kocası, kadının başında toplanmışlar. Adam; usulca kadının kulağına eğilmiş, o an gözünden bir damla yaş kadının yüzüne düşmüş. Nazikçe, adeta okşarcasına damlayı silmiş ve ardından şu sözleri fısıldamış; “İlk aşkım, hayat arkadaşım, sevgilim, her şeyim… Seni böyle kaybetmeyi hiç ummuyordum ama kader böyleymiş. Yeni bir yaşam umudu olacaksın ihtiyacı olanlara, onlara bakıp düşlerimde yaşatacağım seni. Hem ben seni sevmekten asla vazgeçmedim ki. Sen ne kadar benden sıkılmış olsan da benim gözüm bir gün olsun başkasını görmedi. Ama olsun, ben seni affettim zarif prensesim. Huzur içinde uyu. Gittiğin yerde tüm güzellikler seni bulsun. Her daim kalbimde olacaksın.” Ardından daha fazla dayanamamış ve ağlayarak odayı terk etmiş.

  Bu örnek hüzünlü bir aşk hikayesi gibi gözüksede aslında buradaki adamın egoist değil özgüvenli bir karakter olduğunu görebilmekteyiz. Karısını bir an olsun yalnız bırakmayan, arkadaşına kin beslemeyen, sevgisine sahip çıkan özgüvenli bir insanın hikayesiydi bu. Eğer adam ego sahibi olsaydı bu durumu gururuna yediremezdi. Karısını o halde terk edip, arkadaşıyla büyük bir kavga edebilir hatta ikisini de öldürebilirdi. Ama yapmadı, yapamadı. Çünkü o karısını seviyordu ve hiçbir şey bunu değiştiremezdi.

  Yani bu hayatta aldığımız kararlardan, duruşumuza; konuşmalarımızdan, bakışlarımıza kadar ilmek ilmek her özelliğimiz bizim ego veya özgüven sahibi oluşumuzu yansıtır.
Kendinizde bu özellikleri ararken fazla uzaklara gitmeyin. Yalnızca aynaya bakın…