..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: ebrar0001
Eser Sıra Numarası: 170207eser01


                                                            OLMAK VEYA OLMAMAK

   Ego ve özgüven... Hayatımız açısından çok önemli bu iki kavramı birbirinden ayıran en önemli özellik yaşarken olabilmek ya da her şeyi mahvederek hiçbir şey olamamaktır. Varlığımız, farklılığımız ve bunun farkında oluşumuz...
  Ego, kelime anlamı bakımından "ben"demektir; yani  "egoist - bencil , ben  merkezli düşünün insan" anlamına gelir. "Ben neyim veya ne değilim, insanlara kendimi nasıl göstermeliyim?  Ben kendimi  benliğimde ne sanıyorum veya beni ne sanmalarını istiyorum?" gibi...
   
  "Özgüven" ise kişinin kendine duyduğu güven, benliğine duyduğu inanç ve farkındalıktır. Kendisinin ve yaşam sınırları dahilinde mensup olduğu yerin farkında olmak demektir. Yeteneklerinin ve yapabildiklerinin daha doğrusu yapabileceklerinin bilincinde olmaktır. Başkalarının beni ne olarak görmelerini istiyorum, düşüncesi  değil; eğer beni görmek isterlerse ben buyum , ben bu kadarım diyebilen biri olmaktır. Peki, insan için özgüven eksikliğinin başladığı noktada "ego"su baş kaldırır mı?  İnsanı en mutlu eden şey nedir? Ya da insan mutlu olmak için nelere ihtiyaç duyar ?  Anlaşılmak , verilen değeri hissetmek , değerli kılınmak, beğenilmek , arzulanmak...
    
  Sorumuzun cevabına dönersek, bence kesinlikle evet... Özgüven eksikliği bir insanın kendisinin farkında olmayışından kaynaklanır. Kendisinin farkında olmayan insan, kendisini de çevresine fark ettiremez. Bu yüzden sordukları soru da 'Beni nasıl görürlerse beğenirler acaba?' biçiminde olur. Beğenilme ve arzulanma,  kabul görme isteği , 'ben yaptım' diyebilme uktesi , kabaca kendini bilmemezlik... Haddini aşmak ve bu konuda sınır tanımamak … Hiçe saymak belki de... Kendinin ne olduğunu unutmak… Etrafındakilere göre kendine şekil vermek ve bu konuda çırpınmak, çabalamak…
   
  Özgüven,  insanı mütevazi kılan bir haslettir oysa ki. O zaten kendisinin ne olduğunun ve ne kadar olabileceğinin farkındalığıdır. Etrafa bunu açıklamak, sergilemek gibi bir çabası veya gayreti de yoktur . Ben yaparım değil, ben yapabilirim duygusunun haykırışıdır sessizce ...
   
  Özgüvende utanç, sınırlama vardır; egoda ise tamamen utanmazlık....
Özgüven bu doğrultuda insanı mutlu kılar, ama ego sinsice insanın vücudunda yayılan bir tümör gibidir… Ego köle eder insanı. Etrafın , çevrenin kölesi haline getirir o kimseyi. Özgüven ise efendi eder, mütevazi kılar.
   
  Ego sahibi doyumsuzdur; 'Zirveyi yaşadım derken onu dibe geçirendir bir nevi…'
Farklı düşünebilmeli insan…  Ben başkası için ne olmalıyım yerine; kendim için ne olmalıyım diyebilmeli kişi... Bencillikten uzak, asil bir ben duygusu yaşamalı içinde... Kendini de düşünmeli, başkasına karşı 'dur' diyeceği noktayı da çok iyi  bilebilmeli.
   
  Aslında hem ego hem de özgüven kişinin hayatında karşılaştığı  aşamalardır. Ama kişi kendini bilecek, farkında olacak,  insan olduğunun ve düşüncelerinin, fikrinin, akıl etme yetkisinin ve iradesinin farkına varacak ki özgüven sahibi bir birey olabilsin. İnsan önce kendini bilmeli, tanımalı ki etrafını, kainatı, bilimi fark edebilsin, tanısın... Kendini yeterince tanıyan insan bundan sonra bilgi ve becerilerini dış dünyaya dağıtmaya başlar . Bu da ona özgüveni, saygınlığı kazandır... Tanınsın, beğenilsin, arzulansın, hoşlanılsın... İşte  yazımızın başında da  bahsettiğimiz hedefe ulaşmış olduk böylece ; yani herkesçe takdir edilmek, beğenilmek... 
Peki ya sonrası? İnsanlar bizi beğendikten sonra … Sonrası bilinmiyor işte...
   
  Ne yapacağız peki bundan sonra ? Olmaya devam mı? Ama ne olmaya? Yok olmaya mı yoksa  var olmaya mı?…
   
  Senin kararın egonla sadece kendini tatmin edip yok olmak mı ister? Yoksa özgüven ışığı altında kendini tanıyarak ve bilerek varlık aleminde kalıcı olmayı mı tercih eder? Ama önce verdiğin karar ve gireceğin ilk yol ayrımı şu olmalı; olmalı mıyım yoksa  olmamalı mıyım?
Eğer farkına vardıysan kendinin olmayı tercih edeceksin elbette. Ne olduğunun ve kim olduğunun farkındasın çünkü...
   
  Farkındalığın olmadığı yerde duyguların, isteklerin  esirliği söz konusudur. O incecik bir kırmızı çizgidir hayatımızda. Ego ve özgüvenimizi ayıran işte o hassas çizginin adı inançtır.  Senin, benim kendimize olan inancımız…

  William Shakespeare ' nın dediği gibi "Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu..."