..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: ehlen5251
Eser Sıra Numarası: 170217eser09



                                                                                    UÇURUM
    
  Yaşamımızda öz güven ile ego arasındaki farkı belirleyen özellik eleştiri, daha doğrusu öz eleştiri yapabilmektir. Durumları ve hareketleri sorgulamaktır, okumaktır ve düşünmektir. Hepsi de birbiri ile bağlantılı değil midir bir yandan? Öz güven ile ego arasındaki uçurumu var eden kendini geliştirmek için yaptığın her şey değil midir esasında? Uçurumun tepesinden aşağı bıraktığında kendini, farkındalık değil midir seni bir kuş gibi süzülerek öz güvenin güvenli yamaçlarına taşıyan? Kendinin, yapabileceklerinin, yaptıklarının ve yapacaklarının farkına varmaktır, kendini tanımaktır, benliğini keşfetmektir. Kendini bulmak için ise yapacakların basittir. Başkasını eleştirmeden önce kendini eleştirmektir, başkalarının yaptıklarını sorgulamadan önce kendi yaptıklarını sorgulamaktır. Kendini okumaktır, kendini düşünmektir.
    
  İnsanoğlu yaptığı her şeyi kendisi için yapar. Hayatta kalmak için mücadele eder. Daha iyi bir iş için mücadele eder, daha iyi bir araba için mücadele eder, zamanda iz bırakamaz, bunu bilir. Her zaman daha iyisi için mücadele eder, bazen daha iyisi için çabaladığını düşünürken daha fazlası için debelendiğini bile göremez... Bu durumda da en büyük mücadeleyi kendisi ile vermiş olur. Kendi doyumsuz açlığı ile… Kendi yenilmez hırsı ile… O gelişmek için mücadele eder. Fakat kendini değil, sahip olduklarını geliştirmek için (artırmak için mi demeliydim) Ama büyük bir problem vardır. Mücadeleler kazanmak için yapılır, insanoğlunun açlığı ve hırsı ise sonsuzdur. İnsanoğlu hiçbir zaman istediği her şeye sahip olamayacaktır fakat her zaman sahip olabileceği daha iyi şeyler olacaktır. İşte bu yüzden insanoğlu gün geçtikçe daha çok hırslanır, sonu olmayan bir şeyin sonuna ulaşmaya çalışarak kendini tüketir. O zaman da insanoğlu bu mücadeleyi çoktan kaybetmiş olur. Verdiği o emek ve enerji boşuna gitmiş olur. Oysaki bir mücadeleyi kazanmanın ilk kuralı rakibi tanımaktır. 

  Yani insanoğlu önce kendini tanımalıdır. “Ben kimim?” diye sormalıdır kendine ilk başta. Sınırlarını, nerede duracağını bilmelidir. Hırsına yenik düşüp diğerlerinden daha iyi olmayı hedeflemek yerine olabileceğinin en iyisi olmayı hedeflemelidir. Olabileceklerini bilmelidir, kendini eleştirmelidir, kendini sorgulamalıdır, kendini düşünmelidir, kendini okumalıdır. İşte o zaman insanoğlu farkında olur. Kim olduğunu bilir ve herkesi geçmeyi hedeflediği o bitmez ego savaşı yerine kendini geçmeyi hedefler. İşte bu bilgi, farkındalıktır. Farkındalık bilgisi kişiyle ilgili olduğu kadar onu var eden sosyal çevreyi ve ulusu da ilgilendirir. Tarihin uçurumuna yuvarlanan insanlar da uluslar da kendini bilmeyen bu yüzden aynada ya cüce ya dev gören ya da devken cüce, cüceyken dev gibi hisseden insan ve uluslardır.
    
  Uçurumu yaratan da yok eden de yine aynı şeydir: Farkındalık. Başkalarının farkında olmak bu uçurumu yaratırken, kendinin farkında olmak bu uçurumu yok eder. Yani bu mücadeleyi kazandıran da kaybettiren de yine farkındalık. İnsanoğlu açtır ve bunun farkına varmaz. Uçurum dediğin şey aslında incecik bir çizgidir. O incecik çizgiyi gördüğünde ise uçurum birden yok oluverir.