..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: gelincik2654
Eser Sıra Numarası: 170217eser01


                                                   İKİ KİTLE ARASINDAKİ UÇURUMLAR

   Günlük hayatta insanları ayırt edebilmemizi sağlayan çeşitli kişilik özellikleri vardır. Bu özellikler belirli bir kişiye mahsus değildir. Bu özellikleri belli kitlelerdeki insanlar taşır ve bu kitle sahip olduğu kişilik özelliği ile diğer insanlar tarafından anılır. Ego ve özgüven bu kişilik özelliklerinden yalnızca ikisidir. Genellikle insanlar bu iki özellik sayesinde kitleleşirler. İnsanlar arasındaki en genel fark budur. Bu farklı kitlelerin insanlarının elbette karşı tarafı kendilerine has bir isimlendirme şekilleri var. Egoistler özgüvenlileri iş bozucu olarak anarlarken, özgüvenliler egoistleri çok bilmiş olarak adlandırırlar. Bu kitlelerin farkını çeşitli özelliklerimiz belirler ve yine belirleyici özelliklerimiz bu iki kitleden birini seçmemize neden olur.
   
  Belirleyici özelliklerden ilki güvendir. Eğer bir insan kendine güvenmiyorsa, özgüveni hak etmiyor demektir. Özgüvenli insanlar bir işi yapabileceğine dair kendilerine inanırken, egoist insanlar kendilerine inanmadıkları için işleri genellikle yarım yamalak olur ve tam bir sonuca ulaşmayı beceremez. Eğer işleri bir sonuca varabilirse ancak bununla övünüp kendilerini yüceltebilirler.
İkincisi cesarettir. Özgüven ve egoyu ayıran en önemli özelliğidir belki de insanların. Özgüvenli insanlar asla bozuk plak gibi yerlerinde saymazlar. Yeni işlere atılım gösterirler. Atılım gösterebilmek cesaret sahibi bireylerin harcıdır. Egoistlerde maalesef cesaret yoktur. Onlar kendilerine verilen işi yapabilmekle böbürlenir ve başka işlere atılım göstermeyi aptallık olarak nitelendirirler.
Bir diğer özellik vicdandır. Vicdan, kimseye zarar vermemeyi ve kötülükle anlaşmayı reddetmeyi içerir. Egoistler diğer insanların gözyaşları ve bitap düşmüş özsaygıları ile beslenir. Vicdan bunu kesinlikle kaldıramaz. Zaten egoistlerde vicdan olmadığı için eziklik ve özsaygı ile beslenmek onların kalbine zarar vermez. Çünkü vicdan dediğimiz kavram kalbin sesidir ve sesi olmayan kalp taşlaşmıştır. Özgüvenli insanlar tam burada egoistlerin karşısına kahraman edasıyla çıkarlar. Ezilmiş kişinin elinden tutup ayağa kaldırırlar ve egoistlere çoktandır duymadıkları  kalplerinin masum sesini, vicdanlarını, hatırlatırlar ve onları derinlerden gelen bir çığlıkla  başbaşa bırakırlar. İşte bu yüzden egoistler özgüvenlilerden içgüdüsel olarak korkarlar.
Bir özellik vardır ki, sahibini derin bir keder kuyusuna hapseder:Yalnızlık. Yalnızlık, egoistleri kendine mesken tutar. Egoistlerin maskelerinin altına sızar ve maskenin altındaki korkak ve aşağılık kompleksine sahip kişiyi iştahla sarmalar. Zaman, yalnızlık için süratle ve tatminlikle işlerken yine yalnızlık için egoist ruhun görkemli bir ızdırap çekişine şahit olur.
   
  Yalnızlık, özgüvenli insanların ruhlarına misafir olmayı beceremez çünkü özgüvenli ruhlar yalnızlığı reddedebilecek kadar güçlüdür. Yalnızlık elbette özgüvenli kişilere hedeflerinin çakıllı yolunda somut olarak eşlik eder ama asla ruhlarına sızmaz. Egoistler ve özgüvenliler arasındaki bir diğer uçurum dürüstlüktür. Dürüstlük, insanların özgüvenlilere güvenme sebebidir. Özgüvenli insanlar da arkalarında kendilerine güvenen insanlarla egoistlerin zalim eylemlerinin karşısına çıkabilirler. Özgüvenlilerin gücü, dürüstlükle birlikte çok önemli seviyelere gelebilmektedir. Egoistlerde dürüstlük nadir anlarda ortaya çıkar. Dürüstlük egoistlerde ortaya çıktığında egoistlerin maskesi tıpkı bir yapboz gibi parçalarına ayrılır ve yapacakları her itiraf, ezik ruhlarının kan kaybetmesine,ardından yenilmesine neden olur. Yani egoistlerde dürüstlük kavramı gerekli olmadıkça maalesef yoktur.
   
  Egoistlerde rezervi bol olan ama özgüvenlilerde olmayan özellik kibirdir. Kibir, egoistlerin maskelerinin temel bileşenidir. Kibir olmadan ego maskesi , ego maskesi olmadan ezik ruhlar bir hiçtir. Çünkü ezik ruhların toplumdaki yerini ego maskesi sağlar. Ego maskesinin de kibre muhtaç olduğu düşünülürse, egoistler dolaylı yoldan da olsa kibri alır ve onun merkezi olurlar. Özgüvenlilerde ise kibir hiç yoktur çünkü ihtiyaç duymazlar. Çünkü özgüvenliler egoistler gibi kendilerini tek görmezler. Çevreyle ahenk içerisindedirler. İnsanlara üstünlük sağlama gayretleri olmadığından kibre de ihtiyaç duymazlar.
   
  Egoistlerle özgüvenlileri ayırmamızı sağlayacak bir diğer özellik açgözlülüktür. Açgözlülük yine egoistlere mahsus bir özelliktir. Egoistler asla kendi elde ettikleriyle yetinmezler. Hep çevresindekilerin elde ettiklerini de ister. Bu özellikleriyle egoistler çok güçlü ve korkunç bir canavara dönüşerek  çevrelerine kaos saçabilirler. Özgüvenlilerde açgözlülük çok alt seviyededir. Onların açgözlülüğü, hep daha iyisini ister. Her başarıdan daha üstünü ve daha iyisidir istedikleri. Onların açgözlülüğü yalnızca kendileriyle sınırlıdır. Çevresine zarar vermediği için çokta tehlikeli bir özellik sayılmaz onlarınki.
   
  Son özellik ise bilgeliktir. Aslında egoistler ile özgüvenliler arasındaki sınır burada başlıyor. Özgüvenliler bilgiye ve bilime her zaman muhtaçken, bilgeliğe erişirken, egoistler bilgiye ve bilime fazla önem vermezler. İşte tam burada Albert Einstein’in sözü devreye giriyor: “Ne kadar çok bilgi o kadar düşük ego,ne kadar az bilgi o kadar yüksek ego.”
   
  Elbette egoistlerle özgüvenlileri ayırt edici özellikler bunlarla sınırlı değil. Güven, cesaret, vicdan,yalnızlık,dürüstlük,kibir,açgözlülük ve bilgelik ayırt edici özelliklerin en önemlileriydi. Daha doğrusu en belirginleriydi. Aslında bu özellikler her insanın seçebileceği özelliklerdir. Bireyin doğası hangi özelliklere ve tarafa yatkınsa onları seçer ve bireye sadece kişiliğini seçtiği tarafın eline bir oyun hamuru olarak verip,seçtiği özelliklerin etkisiyle şekil alışını izlemek düşer.