..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: gökyüzü5648
Eser Sıra Numarası: 170212eser01


                                                                       YA SEN?

    Öncelikle sana bir sorum var. Ego nedir? Öz güven nedir? Kendini ne kadar öz güvenli ya da egolu buluyorsun? Açık konuşmak gerekirse bu konuda insanın özünde dahi kendine dürüst olması zordur. Bilinçaltında buna engel olan bir şey vardır. Bunun adı egodur. Kişiliğin işleyen yönüdür ve kısmen bilinçte yer alır. Gerçeklik ilkesine göre hareket eder. Haz ilkesini bekletir ya da bastırır. Gerçekliğin sınırlarını zorlamadan bireyin içsel dürtülerinden kaynaklanan ihtiyaçlarının uygun biçimde nasıl karşılanacağını belirler. Akıl yürütme, problem çözme, karar verme gibi üst düzey zihinsel işlevleri vardır. Peki ya öz güven. Nedir öz güven? Öz güven insanın kendisiyle ve çevresiyle barışık olması, olumlu ve olumsuz yönlerinin farkında olması demektir. Öz güven sahibi kişiler hem olumlu hem de olumsuz yönleriyle yüzleşir, kendine karşı dürüst ve gerçekçi olur ve yetersiz olduğu konularda kendilerini geliştirmek için çaba gösterirler. Sorumluluk aldıkları konularda ise tek başlarına mücadele etme ve sorunlarla karşılaştıklarında çözme becerisine sahip kişilerdir.
  
   İnsan yaradılışında böyle bir şeyle doğmuşsa kendini ne kadar net yargılayabilir? Ben elimden geldiğince bunu yapmaya çalışacağım. Sana kendimi tarafsız anlatıp egolu mu? Yoksa öz güvenli mi olduğumu söylemeye çalışacağım. Umarım yapabilirim. Çünkü ego benim benliğimin de bir parçası. Sana verebileceğim somut örneklerden birini anlatmak istiyorum: Sınav günlerinden biriydi. Okul için her sabah ki gibi yataktan kalktım giyindim, çantamı hazırladım, kahvaltı masasına geçtim. Kahvaltımı yaparken kuzenimle sınavlar hakkında konuştum. Bugün aynı zaman da matematik sınavının sonuçları açıklanacaktı. Anlayacağınız üzere biraz stresliydim. Ardından okul yoluna koyuldum.

   Sınıfa geldim. Sırama geçtim benden sonra sınıf arkadaşım Eda girdi sınıfa. Onun sırasına geçmesinin hemen ardından ders notlarımı çıkardım ve bugün olacağımız kimya sınavı için öğretmen gelene kadar çalışmaya başladık. Notlara çalışırken Eda yapamadığı bir soru olduğunu ve benim yapıp yapamayacağımı sordu. Öncelikle soruyu okudum yapıp yapamayacağıma karar verdim. Soru bana göre basitti. Eda’nın da anlayabileceği şekilde elimden geldiğince soruyu çözüp anlatmaya başladım.

 Soruyu çözdükten sonra Eda’nın “Sende tekrardan anlatınca daha iyi anladım. Sorunun çözümü daha da somutlaştı kafamda gerçekten ayrıntılı ve anlaşılır anlattın teşekkür ederim” demesi hoşuma gitti. Başarmanın verdiği mutluluktu hissettiğim. Aynı zaman da bana bu sözleri kendimi yarıştırıp onlara galip gelmeyi istediğim yaşıtlarımın söylemesi daha da iyi hissettirmişti. Matematik öğretmeni sınıfa geldi. Ayağa kalktık öğretmeni selamladık ve yerimize oturduk. Öğretmen çantasından sınav kağıtlarını çıkardı. Kağıtların sırasına göre öğrencileri çağırarak sınav sonuçlarına birlikte baktık. İkinci sınav kağıdı bana aitti. Öğretmen bana seslendi, yerimden kalkıp yanına gittim.Birinci sorudan başladık çözmeye. Bu beni biraz germişti. Öğretmenimin yanlışları mı ya da doğruları mı benim gözümün önünde çözmesi tedirgin etmişti. Birinci soru doğruydu diğer soruların da doğru olmasını isteyerek ve onların doğruluğundan şüphelenerek sınav kağıdımı okuduk ve aldığım not 60’dı. Yerime oturdum. Diğer arkadaşların da sınav sonuçları belli oldu. Ben büyük bir hüsran ve üzüntüyle kala kaldım.

  Aldığım not hiçte benlik bir not değildi. Sınıfta benden yüzde yüz düşük not alması gerekenler dahi benden çok daha yüksek not alırken benim bu notu almam beni gerçekten çok üzüp öfkelendirmişti. Bu yaşadığım duygular sonucunda kendimi ağlarken buldum, ders boyunca ağladım ve yakındım ben nasıl olur ben böyle bir not alamam, almamalıydım diyerek. Arkadaşlarım beni teselli etmek amacıyla “öğretmen herkesi biliyor kimin çalışıp kimin çalışmadığını sen üzülüp kafana takma bunun daha kanaat notu var” gibisinden cümlelerle. Lakin bu cümleler üzerimde pekte etkili olmuyordu. Sınavdan önceki son dersi daha verimli geçirip en azından kimya sınavında böyle bir durumla karşılaşmamak için teneffüste kendimi toparladım ve ikinci derste arkadaşlara kimya notlarına çalışmaya koyulduk. Birbirimize sorular sorup anlamadığımız konuları anlattık. Konuları genellikle anlatıp soruları cevaplayan bendim arkadaşlar soruları yapamayıp anlamayınca bana yaptırdılar. Bu durum aslında moralimi daha da düzeltmişti.Yapabildiğimi görmek ve bunun etrafımdakiler tarafından da kabul görmesi güzeldi.

Arkadaşlarımın yapamadıkları sorular ve anlamadıkları konular için bana gelmeleri.Kimya sınavına bu sayede daha bir güvenle ve iyi hissederek girmiştim.Sınav güzel geçti. Sonraki ders yine kimya dersiydi sınav sorularını çözmüştük bu derste de. Diğer dersleri de işledik ve gün bitti ev yoluna koyuldum.
  
   Eve geldiğim de babam işten gelinceye dek biraz yatıp dinlendim. Babam işten geldi yemek yedik birlikte. Gün hakkında sohbet ettik. Önce ben babama gününün nasıl geçtiğini sordum “her zaman ki gibi güzel geçti. Sakin ve yolunda bitirdik bu günü de dedi.” Babam bana sordu senin günün nasıl geçti diye. Güzel geçtiğini sınavda soruları rahatlıkla yaptığımı sonraki derste sınav sorularını çözerek alacağım notun yüksek olacağını söyledim.Şimdiden tebrik ederim kızım dedi. Bu şekilde sonlandırdık günü. Bu gün yaşadıklarımdan sonra nasıl açıklayacağımı bilemediğim için matematik notumu söylemedim. Ertesi gün yine ilk ders matematikti. Öğretmen sınıfa girdi selamlaştık yerlerimize oturduk. Öğretmenim beni yanına çağırdı.’’ Sen neden bu kadar düşük aldın, senden düşük not alması gerekenler senden daha yüksek bir not aldılar. Bu konu hakkında düşünüp kendin de bir hata fark ettin mi?’’ sorusunu sordu. Ben verecek cevap bulamadığım için öğretmenime haklısınız demekle yetindim. Öğretmenim: Arkadaşlarının sana bilmedikleri konularda yardımcı olman için danışmaları ve senin bu durum karşısında gösterdiğin başarının onlar tarafından taktir edilmesi sende bilmişlik duygusunu kabartıyor. Bu duygulara kapılarak bildiğin konuları yapamıyorsun. Bunda sonraki sınavların da kendine daha fazla odaklan ve arkadaşlarınla çalışırken daha kontrollü ol. Bende haklısınız hocam bundan sonra daha dikkatli olacağım ve evet arkadaşlarımın etrafımda bu şekilde toplanması, bana bu şekilde güzel, övgülü yorumlar yapması hoşuma gidiyor ve kendimi içlerinde daha da kanıtlamaya çalışıyorum. Lakin bunun bana zarar verdiğini yeni fark ettim. Bundan sonra bu olayın tekrar etmemesi için elimden geleni yapacağım. Teşekkür ederim benimle bu konuda konuşup bana yardımcı olduğunuz için diyerek konuşmayı sonlandırdık. Gün sonlanıp eve geldiğim de babamı bekledim.
  
  Akşam yemekten sonra babama sınav notumu söylemeye karar verdim. Aslında biraz stresliydim. Çünkü düzenli olarak yüksek not alıyordum ve babamın bu duruma üzüleceğini düşünmüştüm. Babama notumu söyledim. Babamda bana neden bu kadar düşük not aldığımı sordu.Bende öğretmenimle yaptığım konuşmayı anlattım. Bir dahakine daha dikkatli olacağımı söyledim. Babam ise bana inandığını ve daha iyilerini yapabileceğimi bildiğini söyledi. Bu açıklamadan sonra hem rahatlamış hem de daha da cesaretlenmiştim çünkü:Sınırlarımın ve sahip olduğum yeteneklerimin farkındayım. Başarmak istediğimde çalışarak elde ettiğim başarılarımın beni daha mutlu ettiğini biliyorum.Eğer toplumun gözünde her hangi bir yerde olacaksam insanların bana “ Çabaları ve çalışmaları sonucunda buralara geldi.” demelerini istiyorum.

  Karşılaştığım bu olaylar karşısında verdiğim tepkiler, olaylara bakış açım ve düşüncelerim bunlardan ibaretti. Son olarak soruyorum sana ; sence ben egolu mu yoksa öz güvenli miyim? Ya sen? Benim yerimde olsaydın ne yapardın?