..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: ilkyaz1881
Eser Sıra Numarası: 170217eser29


                                                                           TÜYDEN İNCE

  Boş bir kâğıt, bir kalem, bir soru ve duygularım; şimdi baş başayız... Bir yanda Sezen Aksu çalıyor, soruya cevap verebilmem için bana destek oluyor adeta. Saat bilmem kaçı kaç geçiyor ve ben hala nasıl başlamam gerektiğini bilmiyorum. Hayatımda bir soruya yanıt verebilmek için bu kadar zorlanacağımı hiç tahmin etmezdim, hem de kendimi çok iyi tanıdığımı düşünürken. Aslında bu soruyla karşılaşana kadar da kendimi çok iyi tanıyordum ben. Sadece fazla egomun olduğunu kabul edemeyecek kadar egolu ve fazla öz güvenimin olduğunu kabul edemeyecek kadar güvensizdim kendime.

  Hiç düşünmemiştim ego ile öz güven arasındaki farkı. Bunu düşünmeden de yargılayamazdım zaten kendimi. Şimdi düşünüyorum da yazı yazacak kadar öz güvenim var ama bunu birinin karşısında okuyabilecek kadar değil. Sesimin kötü olmasına rağmen bağıra bağıra şarkı söyleyebilirim ama beni dinlerseniz susarım. Kahkahalarla gülmeyi çok sever ve çok fazla gülerim fakat gülerken yüzümü kapatırım. Şiir okumayı çok seviyorum ve isterseniz hepinizin karşısında şiir okuyabilirim ancak sizi öyle duygulandırıp ağlatamam. Bir şeyleri organize etmeyi başarabildiğimi düşünüyorum ama destek almazsam bir hiç olduğumu biliyorum. İyi konuşurum fakat derdimi anlatamam. Sporla aram çok iyidir ama takım sporu değilse hiçbir yeteneğimi sergileyemem. Müzik konusunda zevkliyimdir ancak kimseye “Bunu dinlemelisin!” diye tavsiye veremem. Düşüncelerimi rahatça ifade edebilirim yalnız birini kırmaktan ödüm kopar. Anlayacağınız; egoya kaçmasından korktuğum bir öz güvenim var ve eğer itiraf etmem gerekirse öz güvenim sandığım şeyin, göremediğim bir ego olmasından da çok korkuyorum.

  Mükemmel olmadığımı biliyorum ama mükemmel bir aileye sahibim, sağlam bir karakterim var ve bu yüzden hatalarım olsa bile yanlışım olmaz. Kibar bir kız değilim ama kibar bir insanım bence. Kalbim büyüktür, bu yüzden çok severim fakat kimseye kolay kolay ”Seni seviyorum!" diyemem. Hiç bitmeyen bir umudum var bir de, yüzümdeki gülümsememin sebebi olan; o gülümseme karşımdaki kişinin bu gülümsemeyi hak edip etmemesine bakmaksızın hep var olur. Sevdiklerim de var benim; her zaman yanımda olan, dört dörtlük insanlar. Siz bilmezsiniz onları, zaten ne ben anlatabilirim ne de siz anlayabilirsiniz. Ama şunu söyleyebilirim ki varlığımı kanıtlarcasına varlar. Kalbim büyüktür dedim ya, işte benim kalbim onlar, kalbinde güzellik taşıyan bir insanım yani. Egomun sebebi de bu işte, bazıları kalpsiz iken kocaman ve güzelliklerle dolu bir kalbim var benim. Peki, öz güven ve ego bunlar mı? Öz güven gökyüzü, ego deniz iken aradaki fark da o ufuk çizgisi mi? Yani bizler öz güvenliyken gökyüzünde parlayan, egoya karışınca da denizin üzerinde kaybolarak batan bir güneş miyiz?

  Öz güvenliyken biz de aydınlatıyor muyuz etrafı; ısıtıyor muyuz birilerini ve onların umut kaynakları olabiliyor muyuz? Ego her hücremizi yavaş yavaş ele geçirirken kararıyor mu etraf, üşüyor mu insanlar umutsuzluğa kapılarak? Bizi biz yapan şey hangisi; ego mu öz güven mi? Öz güvenliyken mi yoksa egoluyken mi daha dürüstüz? Hayata dair hep bir umudumuz var mı yoksa umutsuzluğa bir hayat mı adadık? İnsanları karanlıktan kurtarıyor muyuz yoksa insanların karanlıkta kalma sebepleri biz miyiz? Acaba ego güzelliğin tanımı gibi görülürken öz güven güzelliği yaşayabilmek midir? Ya da öz güven yaşamken ego ölüm mü? Ego ve öz güven arasında da gökyüzü ile deniz; ölüm ile yaşam arasındaki kadar ince bir çizgi mi var? Çoğu zaman karıştırılıyor mu gökyüzü ve deniz, ölüm ve yaşam? Bir şeyi sonsuza dek kaybettiğimi anladığımda egomda boğulup ölür müyüm acaba ve gün ışığı yeniden doğunca odama, öz güven ile yaşar mıyım yeniden?