..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: kaptan1907
Eser Sıra Numarası: 170121eser02

                                                         EGONUN ÖZGÜVENİ

   Özgüven, kendimizle ilgili duyduğumuz güvene denir. Kendimizi “ne sandığımız” ile kendimizin “ne olduğu” arasındaki farkın sıfıra yakın olmasıdır.
Kişi de ego ne kadar yüksekse; özgüven de o kadar eksiktir. Özgüveni eksik insan ise egoya sığınır. Biraz utangaçlık vardır. Bu insanlar mütevazıdir. Buna sahip olan bir insan yerinde susmanın büyüklük olduğunu bilir.

  Günümüzün egosu; kendimizi “ne sandığımız” ya da bizi “ne sansınlar” istediğimizdir. Bir ince (kırmızı) çizgiden ibarettir. Bu “kendini bilmezlik” diğeri ise “kendinin farkında olmaktır.” Günümüzün bu insanlarının en sevilmeyen özelliği –ki benim tarafımdan- bencil olmalarıdır. Ego da utanmazlık vardır. Yersiz özgüvendir. Ve bu göğüs kabartmanın yüksekliği; özgüven eksikliğinden gelir. Kişinin kendini kusursuz görmesidir. Oysaki herkes kusuru olduğunu bilir. Ama günümüzün ego kişisi bunu dış dünyasına yansıtmaz. O mükemmeldir. Ve dikkat edin ego yalnız bırakır.
Aynı zamanda ego; insanların kendilerini kabul ettirmek tarafından benliklerini saklamak için kullanılan bir tür maske. Sarsılabilir. En kötü güven dolandırıcısıdır. Bir insanın egosunu koruma ihtiyacı sınırsızdır. Fazlası aşağılık kompleksini oluşturur, azı özgüvensizliği. Üstünlük ve ayrılık hissettiren duygusal bir güçtür. İnsanın bunu yenmesi çok zordur. Benliğin bir adım önde olmasını sağlar.

  Özgüveni yitik olan insanlar tanıdım zamanında. Benim tanıdığım bu yitik kişiler tek başına hareket etmeye cesaret edemeyecek kadar kaybetmişlerdi öz duygularını. Kalabalık ortamları sevmezler, otobüslere binmek istemezler, yolda tek yürümek onlar için can sıkıcıdır. Bir insan özgüvenini hangi özelliğinden kaybettiğini düşünürse o özelliğini saklamak ister. Yüzünü saklamak ister, fazla olduğunu düşündüğü kilolarını örtmek ister, saçlarını kesmek ister… Bilin ki, kendine olan güven duygusunu kimse kendisi yok etmez. Herkes görür karşısındakinin kusurunu, kör bakmayı bilmedikten sonra. Ve siz kaybetmediğiniz gibi kaybettirenler kazandırır size güveninizi.
Tanıdığım bu kendine güveni olmayan insanların güvenin oluştuğunu düşünmeye başladığımda ise; oluşan şeyin egoları olduğunu fark ettim. Egolarını besleyip, karakterlerini ve özgüvenlerini aç bıraktılar. Çünkü; ego asla kırılmazdı.

  Hayatım da bulunan bazı kişiler de yerine gelmesini istedikleri özgüvenlerini içlerinde oluşturdukları egoya sığınarak var ettiler.  Egolarının ‘ben’ kısmını kullandılar en çok. Ve benim bir kardeşim vardı, kaybetmiş kendini. Özgüveni olmadığından duramadı kendi ayakları üzerinde. “Annem böyle yaptı beni.” dedi. Hiçbir şey öğretmezseniz etrafınızdakilere ve onlara kendilerini ifade etmek için şans tanımazsanız, kaybederler benliklerini. Terk edilmiş bir çocuk gibi...

  Çoğu insanın birbirine karıştırdığı bu iki farklı duygu insanların özünü oluşturuyor aslında. Özgüven sahibi bir insan “sen egolusun” diyerek, onu gözümüzde ufaltarak karşımızdakine özgüvensizlik getiriyoruz; farkında olmadan. Bu da zamanla önyargı kavramına dönüyor ve durum farklı bir boyut kazanıyor. İnsan en önce kendini bilmelidir. Özgüven vezir; ego rezil eder. Eğer ki bir “ben butonu” olduğunu düşünürsek özgüven, o butonu fark bile etmemek, ego ise her dakika tıklamaktan ibarettir.

  Ve bilin ki ikisinden birisine sahip olmak sizin karakterinize aittir.