..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: mavi1308
Eser Sıra Numarası: 170218eser15



                                                                             EGO VE ÖZGÜVENE DAİR

  “Kendine güvenen herkes dünyayı yönetebilir.” demiş vaktiyle Voltaire, buna karşılık Turgenyev’in “Egoist insan, tek başına kalmış meyvesiz bir ağaç gibi kurur gider.” sözü de unutulmamalıdır. Ego ve özgüvenin arasında incecik bir çizgi vardır, birbirine oldukça benzeyebilen ama bir o kadar da birbirinden farklı iki kavramdır bunlar. Peki bir kişiyi egoist veya özgüvenli yapan, ikisini apayrı dağlara dönüştüren aradaki o vadi nerededir? Ne gibi özelliklerimiz bizim ikisinden biri şeklinde etiketlenmemize sebep oluyor? Bu sorulara yanıt bulabilmek için öncelikle bu sözcüklerin tanımlarını incelemek gerekir.

  Psikanalizin yaratıcısı Sigmund Freud’a göre önce sadece istediğini elde etme amacıyla hareket eden id vardır. Ego ise sonradan gelişmeye başlayıp çevremizdeki diğer insanların da istek ve arzularının olduğu gerçeğini, bencil ve dürtüsel davranışın zararla sonuçlanabileceğini fark eder.*  Hatta kendisi egoyu, atın id olduğu ‘at üzerindeki binici’ye benzetmiştir. Her ne kadar kendisi ego kavramını bu şekilde oluşturduysa da, zamanla egonun kullanımı egosu şişkin insan” ifadesinin kısalıp ego”ya indirgenmesiyle yeni bir tanıma daha evrilmiştir. Geldiğimiz noktada özgüvenle benzeşebilen ego, Freud’un egosu değildir.

  Özgüveninse tanımı üzerinde zaten. Ben özgüveni tanımlayacak olsaydım, becerisi veya çalışmaları sayesinde kendine inanıp güvenerek kendini güçlü görme hissi derdim. Belki bu olabilecek en iyi tanımlamalardan biri olmayabilir ancak durumu açıkladığını düşünüyorum. Eğer yetenekliyseniz; günlerinizi, haftalarınızı, aylarınızı veya belki yıllarınızı pes etmeden bir konu üzerinde çalışıp ter dökerek geçirdiyseniz ve böylece ustalaştıysanız; o konuda artık iyi bir noktaya geldiğinizi düşünmeniz gayet doğal olur. Bir başka deyişle özgüvene sahip olursunuz. Öte yandan çocukluğundan beri boş yere övülmesinin sonucu olarak boş bir özgüven duygusuna sahip olanlar da yok değildir. Yazık ki bunun yalancı bir his olduğunun farkındalığına bile sahip değildirler. Aslında ellerinde tuttukları şey sadece egolarıdır.

  Özgüven denen duygunun arkasında ona destek veren devasa bir duvar vardır, tuğlası yoğun emek ve deneyimlerden elde edilmiş yıkılmaz bir duvar. İşte asıl fark budur. Çünkü egoda bu söz konusu değildir; çünkü ego, bir işte gerçekten başarılı olmayı gerektirmez. Olunamayacağından değil elbet, fakat ego sahibi kişi sadece ben odaklıdır; ben böyleyim, ben şöyleyim, ben de istiyorum, bakın ben de bunu yapıyorum, ben, ben, ben diye bağırıp durur. Kendini bu konuda eksik hissetmiyor olabilir ama içten içe fark edilmek için inanılmaz bir çaba sarf etmesinin sebebi, aslında hiçbir şeylerinin olmaması gerçeğidir.

  Uzun lafın kısası ben özgüvenin geçerli ve mantıklı bir sebepten doğduğuna, egonunsa sadece lafta kalmış yalancı bir kendine güven veya kendini yüceltme hissiyatı olduğuna inanıyorum. Aralarındaki fark sadece bundan ibaret de değildir. Her şeyden önce ego sahibi kişinin kendisine yönelik yorumları daima olumludur; kendisi parlayan bir yıldızdır adeta, bulunduğu dünyaya fazladır ve sığmıyordur bile. Özgüvenli kişi ise objektif bir şekilde öz değerlendirme yapma kapasitesine sahiptir; kendisi hakkında gerektiğinde olumlu, gerektiğinde olumsuz yorumlarda bulunabilendir.

  Dahası, ego sahibi kişiler zaten muhteşem olduklarına inandığı için kimi zaman yan gelip yatabilirler; çalışmalarına ne gerek vardır ki? Kendilerince, çalışmak onlar gibi yetenekli kişilerin işi değildir; ancak yeteneksiz ve sıradan kişiler çalışmazlar mı? Gereksiz gördükleri için aslında çok önemli olan işleri boşlayabilirler. Oysa özgüvenli kişide bu da söz konusu değildir. Bu sebeple henüz yetersiz olduğunu, çalışarak o an bulunduğu noktadan daha iyi yerlere gelebileceğini, daha yükseklere çıkabileceğini görebilir ve bu yönde çaba gösterir, daha büyük işler başarıp kendisine yepyeni kapılar açabilir.
Ayrıca egoist kişinin amacı kendi önemini ve *üstünlüğünü ortaya koymak, diğerleriyle karşılaştırma yapıp en iyisinin kendisi olduğunu göstermek, yani gösteriştir çoğunlukla. Özgüvene sahip kişi ise zaten başarılı olduğu şeyi ortaya koyar, başkalarının üstüne çıkma arayışında değildir.

  Bir sonuca varmak gerekirse, ego ve özgüven her ne kadar bir benzerlik varmış izlenimi yaratsa da, resmin tamamına bakınca bunun aslında ne kadar da yanlış olduğu görülmektedir. Aralarındaki farkı ise özetle bilgili olmak, çalışmak, yanlışını kabullenmek ve bu yanlıştan öğrenip denemeye devam etmek, gerçekçilik, mütevazı olmak ve buna benzer hayata katkıda bulunan değer ve özelliklerin oluşturduğunu söyleyebiliriz. Belki şu benzetme yapılabilir: Birisi gerçek iken diğeri bir hayal, aslında sadece bir yanılsamadan ibarettir.





* Paul Kleinman, Hasan Kaplan (2013). Psiko 101, 4. basım, s. 30