..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?
Yazar Rumuzu: mavi1406
Eser Sıra Numarası: 161213eser01



KENDİNİN FARKINA VAR

  Özgüven ve ego… Ne çok duyuyoruz bu iki kavramı. Kimi zaman özgüven eksikliğinden yakınıyor, kimi zaman da defalarca aldandığımız, kendisine yenik düştüğümüz egomuzdan. Canımızdan çok sevdiğimiz arkadaşlarımızda ve yakınlarımızda özgüveni geliştirmeye çalışırken bir de bakıyoruz ki kendi ellerimizle egonun esareti altına bırakıvermişiz onları. Egoyla başa çıkmakta bu kadar zorlandığımıza göre biz bu iki kavramın tam olarak neyi ifade ettiğinin farkında değiliz demek ki.

  İstediği her şeye sahip olan, bir dediği iki edilmeyen, tüm sorunlarına anne babalar tarafından çözüm bulunan arkadaşlarımızda tüm bu emeklerimizin karşılığında yüksek bir özgüven gelişmesini bekliyoruz. Oysa özgüven, insanın kendi değerinin, sahip olduğu yeteneklerinin ve elde ettiği başarılarının farkına varmasıyla oluşur. Özgüven tecrübeyle ortaya çıkar. Onda bencillik ya da “ben” kavramı yoktur. Son derece mütevazıdır o. Tüm sorunlarını kendi çözmeye, sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmeye çalışır. Ego ise kendinde kusursuz bir benlik yaratır ve tüm insanların o sahte benlik karşısında büyük bir hayranlıkla diz çökmesini, herkesin emrine amade olmasını, onun için yaşamasını ister. Aslında kendisi de hayrandır bu sahte benliğe.

  Ego, başkaları tarafından takdir görmediği, onaylanmadığı zaman kendini güçsüz ve aciz hisseder.  Bu duyguların verdiği eziklikle de kişinin gelişimine ve değişimine engel olmak için elinden geleni ardına koymaz. Özgüven sahibi insanlar ise başkalarının onayına ve takdirine ihtiyaç duymadan, kendilerini doğruları ve yanlışlarıyla olduğu gibi kabul eder. Hatayı ve yanlışı yalnızca başkalarında değil kendinde de arar. Çünkü bilir ki değişim önce insanın kendi içinde başlar. Her daim aklın yolunda olan bu insanlar, ön yargılardan uzak, araştıran ve sorgulayan bir tutum sergiler. Onlar için, birikimleri artırmanın, becerileri geliştirmenin ve tüm bunları hayata geçirebilmenin en güvenli yoludur değişim.

  Egonun değişim ve gelişiminde en önemli unsur dış faktörlerdir. Sürekli alkışlanmaya, ödüllendirilmeye ve el üstünde tutulmaya ihtiyaç duyan ego, en ufak bir eleştiride, hatada ya da yanlışta sorunun kendinde değil başkalarında olduğunu göstermek için çırpınır durur. Her zaman bir günah keçisi vardır onun. Başarısızlıklarından, yenilgilerinden, hatalarından onun dışındaki herkes sorumludur. Sorumlular, kimi zaman bir anne, kimi zaman bir baba ya da  bir öğretmendir. Kim bilir belki de iş arkadaşlarıdır veyahut patronu.

  Çevresel faktörler, egonun gelişimini etkilediği kadar kişide özgüvenin ortaya çıkışını da etkiler aslında. Bu faktörler kimi insanda olumlu bir kişilik geliştirirken kimisinde tam tersi bir kişiliğin oluşumuna sebep olabiliyor. Burada asıl önemli husus insanın duygu ve düşünce dünyasındaki değişimlere paralel olarak bu iki kavramın da değişip dönüşebileceği. Özgüvenden yoksun olan bireyler birtakım uğraşlar sonucunda bu yoksunluğu giderebiliyorlarsa aynı durum ego için de geçerlidir. Belki onu tamamen ortadan kaldıramayız ya da yok sayamayız ama onda birtakım davranış değişiklikleri oluşturabiliriz. Kişiye, başkalarından önce kendini yargılamayı, başkalarının hatalarından önce kendi hatalarının farkına varmayı ya da sahip olduğu tüm niteliklerle her insanın özel olduğunu, kimsenin kimseden üstün olamayacağını, üstünlüğün yalnızca sahip olduğumuz insani değerlerle sağlanabileceğini öğretebiliriz mesela.

  Özgüven ve ego…  Her ne kadar birini göklere çıkarıp diğerini yersek de yaşadığımız çoğu olayda bu iki kavramın arasında gidip geldiğimizin, “ben” dediğimiz her an egomuzu konuşturduğumuzun, çoğu zaman da sahip olduğumuz özgüveni göstermeye çalışırken egomuza yenik düştüğümüzün farkına bile varmayız.

  Şunu asla unutmamalıyız ki insanlar, kibri, öfkesi, bencilliği ve hırslarıyla vedalaşmadıkça bizler egosuna esir olmuş, yalnızca kendisi için yaşayan nesiller olmaya devam edeceğiz. Özgüveni yüksek bireyler yetiştireceğiz, olacağız derken bu kavramın için boşaltıp yerine gereğinden fazla gelişmiş bir ego yerleştirmeyelim sakın!