..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: mavi1919
Eser Sıra Numarası: 170217eser30


                                                                                                  YÜZLEŞME

  Öz güveni kısaca kişinin kendine olan güveni olarak açıklayabiliriz, değil mi? Peki, kişinin kendine olan güvenini nasıl açıklarız? Öncelikle öz güveni ele alalım.
Öz güven; durağan bir durum ya da duygu hali değildir. Çevremizde her gün bir sürü kendinden emin ve güvenli insan gördükçe "bunu nasıl başardıklarını, buna nasıl sahip olduklarını" anlamaya çalışırız. 
  
  Öz güvenli olmak doğuştan sahip olunacak ya da erişilmesi kolay bir duygu hali değildir. Geçmişten bugüne kadar iyi işler başarmış kişiler bence en öz güvenli insanlardır. Benim için öz güven, iyi yerlere gelebilmektir. Öz güvenli bir kişinin kitabında pes etmek yoktur. Öz güvenli bir kişinin kitabında büyük harflerle “azim” yazılıdır. Onlar, mutluluğu bir yarış olarak değil, bir yolculuk olarak görürler; mutluluğu insandan daha alçakta veya yüksekte aramazlar. Korkmadan hayallerinin peşinden koşarlar ve bu yolda asla engel tanımazlar. Çekinmeden, sonrasını düşünmeden delice bağlanırlar hayallerine. Bir de bu öz güvenin zıttı olan egoyu ele alalım. Bence ego; bencillikten farksızdır. Aslına bakarsak ego; "Ben sizden üstünüm." deme biçimidir. Şahsen etrafımıza bir kere objektif bakacak olursak çokça ego sahibi insanla karşılaşabiliriz. Onlar, genellikle egolarının hüküm sürdüğü bir krallık yaratırlar kendi dünyalarında. Bütün güzelliklerin tek kaynağı olarak kendilerini öne sürerler. Egolarının hükmüyle yaşayan bu kişiler doğruyu-yanlışı hiç araştırmaksızın kendi bildiklerini doğru olarak savunurlar. Herkesin onları izlediğini ve onlara hayranlıkla baktığını düşünürler. Bu düşünce onları değiştirir ve onlar ego yangınının tam ortasında bulurlar kendilerini. 

  Kendi hayatlarından vazgeçip başkalarının düşüncelerini kendi hayatlarında aktifleştirirler. Ego, çevre etkisiyle de oluşabilecek bir şeydir. Egolu bir insanda yüksek dozda küçük görülme korkusu olduğunu düşünüyorum. Diyelim ki bir kız var. El üstünde tutulan, herkes tarafından beğenilen, muhteşem bir kız. Bu kıza gelip de "Sen çirkinsin!" gibi şeyler demek onun için korku doğurabilir: “Küçük görülme korkusu!”  Ve bunu düşünerek size sert çıkar, sizi ezer. İşte bencillikle beraber başka bir düşünce de burada devreye girer: "Beni kıramazsın ama ben seni yıkarım." düşüncesi. Yapılan yanlış tercihler sonucunda kişi hayatındaki bütün renklerin anlamını yitirmeye başlar: Yeşilin umut, mavinin mutluluk, sarının yaşama sevinci, pembenin masumluk, beyazın güzellik olduğunu unutur insan. Ve bu yitirilmişlikler renk karmaşasına karışıp siyahı doğurur.

  Ne güzel söylemiş söz babası Mevlana: "Bencillik, göze takılmış ayna gibidir. O gözler nereye bakarsa baksın kendinden başka birini görmez." Egoizm, bencillik değil miydi zaten?  Kalbindeki gizli hazinenin anahtarını herkesten saklamak, kendi dünyasında boğularak kaybolmayı seçmek egoistlik değil midir sizce?

  Egoist olan kişi "İstanbul'u ben fethettim!" de diyebilir, "Emri ben verdim!" de. Yani egoistlik koca harflerle "ben" demektir. "Ben" demek yerine "biz" dememiz benliğimizin katili olmaz. Tam tersine dürüstlüğün nefesi olur.

  Sonuç itibariyle ego ve öz güven arasında büyük bir ayrım vardır. Öz güven tecrübe gerektirirken ego için sadece bencillik gerekir. Öz güven sahibi kişiler çevresi tarafından takdir edilirken egoistler yaptıkları şeyleri kendileri yüceltir. “Egolu insan olmamalı.” demiyorum, “Ego sağlıklı her insanda dozunda olmalı.” diyorum. Kendi güzelliğinden başka, başka güzellikleri de görmenin kötü bir şey olduğunu sanmıyorum.