..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: mavi7777
Eser Sıra Numarası: 170218eser04


                                                                   GÖKYÜZÜNÜN  MAVİLİĞİ

   Hayatım boyunca doğanın sahip olduğu gibi insanlarında duygularının bir dengeye sahip olması gerektiğine  inanmışımdır hep. Öyle de olmalı. Sahip olduğumuz duygular zamanla hep bir arayış içinde olduğumuz, bizi yansıtan o kişilik özelliklerine dönüşür. Bazı özelliklerinin iki farklı olguyu birleştirir ya da birbirinden tamamen ayıran farkları oluşturur. Özgüven ve ego da bunlardan biri. Dünya üzerinde yaşayan her bireyin özgüveni olmalı. Kendini ifade edebilmeli. Ama aşırıya kaçıpta bunu egoya çevirmek kendini ifade edebilme arzusundan uzaklaşıp, kendini başkalarının üzerinde görme arzusuna dönüşür.

  Birçok kişisel özelliğin içinde empati yapmak en önemlilerinden biri hayatımızda. Hayatta karşımızdaki insanın yaptıklarını hemen yargılamak yeine, bulunduğu durum içerisinde verdiği tepkileri önce " ben olsam ne yapardım " diye düşünerek kendi içimizde bu soruyu cevaplamak en doğrusu. Bazen cevabını bulmakta zorlandığımız soruları en basite indirgemeliyiz. İyi ve kötü gibi. Ben hayatımda yer verdiğim özgüveni iyi sınıfına koyarken, egoyu bu sınıfın dışında bırakıyorum. Çünkü benim için ego hep en iyisini yapmaya zorlayan kötü bir duygu. Herkezle eşitken, bir fazlamız veya bir eksiğimiz olmadığı halde kendimizi toplumdan ve etrafımızdaki kişilerden ayrı bir kefeye koymak bana acizlik olarak görünüyor. Tabi her iyi yerlere gelmiş, başarılı olan insanlara tanımadan önyargıyla yaklaşıp "ego sahibi " veya "egosunun esiri olmuş " denmeside oldukça acımasız. Belki de ego ve özgüveni ayıran bir diğer özellik ise sağduyudur. Birinin ego sahibi olduğunu, bizi küçük görüp aşağıladığını gördüğümüzde ona aynı şekilde davranıp bu sefer içimizde bastırdığımız egonun bizi kötü olmaya sürükleyen emirlerine boyun eğiyoruz. Başkaları gibi davranıyoruz. Oysa ki bizi merkezden ayıran diğer özelliğimizde kendimiz olmak. Olmadığımız biri gibi davranıp egonun ardına sığınmak kendimiz olmadığımızı gösterir ve hayatta kalmak için kötü duyguların birer kölesi olduğumuzu açıkça ortaya koyar. Saklanmak, gizlenmek yerine ortaya çıkıp irade sahibi bir birey gibi davranıp kendi içimizde girdiğimiz  savaştan egoyu mağlup edip, galip bir şekilde ayrılabiliriz. Ego ve özgüveni ayıran kötü bir özellikte mevcut. Bencil olmak. Bencil olmak hayatta sahip olmak istenilecek en son özellik olabilir hayatta. Bu özelliğe sahip olan insanlar etraftakilerden kendilerini soyutlarlar. Oysa ki tek olma arzusu kişiyi etrafındaki kişilerden uzaklaştırır ve ortaya nefret duygusunun çıkmasını sağlar. Hayata ilk gözlerinizi açtığımız andan itibaren tertemiz ve saf duygularla bakarız etrafımızdaki insanlara. Yapmamız gereken tek şeyin bu duyguları kendi içimizde korumak olduğunu bildiğimiz halde sürekli başka arayışlar içine girmek bizi gün geçtikçe kötü biri olma yoluna götürür. Oysa yapmamız gereken tek şey kendimiz olmak. Olduğumuz gibi  görünmek bizi merkezden ayırır ve herkezle eşit yapar.

  İnsanlar yaşamı boyunca ne siyahın bölgesine ne de laciverdin ardına sığınmalı. Sığınacaksa kendi benliğine, gökyüzünün maviliğine sığınmalı. Çünkü gökyüzü olanı gizlemez. Kendi içinde yaşadıklarının bir çeşit dışa yansımasıdır. Sen gülerken güneşlidir mesela. Üzgünken bulutlu, kızgınken fırtınalı ve ağlarken yağmurludur. Bizi hükmü altına almaya çalışan egoya direnip bir adım attığımızda ise gökyüzü sahip olduğu tüm renklerini ortaya koyar ve gökkuşağıyla bizi selamlar.