..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: mubela2001
Eser Sıra Numarası: 170217eser18


                                                                    BENSİZ VARIM

  Bugün, başarı dünyasının en temel ögelerinin başında toplumdan ve ebeveynlerimizden ne yazık ki yeterince saygı görmeyen öz güvenimiz geliyor. İnsan yürümeye başladığında, attığı ilk adımda kazanır öz güvenini. Ne var ki içinde bulunduğumuz toplumda, ailede, her şeyde ve her yerde: Sen bilmezsin, sen küçüksün, senin daha büyümen lazım sözleriyle incindik ama yadsınamaz bir gerçek var ki yaşamda başarıyı her zaman kendine güvenen bireyler elde etmiştir. Toplumda yeni fikirler, yeni buluşlar ve yaratıcılıklar genellikle öz güveni tam bireylerden çıkmıştır. Örneğin bir toplantıda kendini güzel ifade eden duygularını rahatlıkla aktarabilen bir bireyin fikirleri dinlenilip onunla ilgili yorumlar yapılırken öz güvenden yoksun bir birey kendini rahatlıkla ifade edemez ve iletmek istedikleri karşısındakine ulaşamaz.
       
  Peki bu öz güvenin karmaşasında nasıl ego sahibi olduk? İnsanın yaşamındaki yeri göz ardı edilemeyecek kadar büyük olan egomuz, başarının anahtarı olan öz güvenimizle bir kilit sistemi oluşturabildi mi yoksa ikisinin birleşimi bizi ukala, saygısız bireyler mi yaptı? Aslında kontrol altında tutuldukça egonun bize zarardan çok fayda sağladığını gördük. Ben olma duygusu kendimizi kanıtlama içgüdüsünü tetikliyor ve bu çoğu zaman hata yapmamıza neden oluyor. Yüksek öz güvenle de birleşince kendi doğrusu dışında doğru bulmayan her fırsatta kendini karşısındakine kabul ettirmeye çalışan egoist insanlara dönüşüyoruz.
       
  Öz güven kişinin esasında kendisinin farkında olması iken ego ise kişinin kendine dair farkındalığının zayıf olması ve bundan dolayı kendini bilmemesidir. Toplumda öz güveni yüksek olan insanların yaşamları daha donanımlı ve verimlidir. Bu kişiler kendilerini geliştiren doğru kanallardan bilinçli bir farkındalıkla yararlanan ve bunları da sevgiyle yoğuran kişilerdir .”Ben” duygusunu öne çıkaracak kişi kendi donanımını her zaman başkalarından duyduklarıyla sağlamaya çalışır. Egoist insanların bir sığınağıdır “Ben” kavramı. Bir yöneticiden yola çıkacak olursak çalışanlarına kızarak, ceza uygulayarak ve eleştirerek var olmaya çalışan yönetici, çalışanlarına baskı kurmak ister ve böylelikle kendisinin ön planda olduğunu zanneder ama işin aslı bu yöneticin kendisindeki öz güven yani yetersizlik eksikliğini egosuyla kapatarak var olmaya çalışmasıdır. Ancak öz güven sahibi bir yönetici ise kendi varlığını kanıtlama çabası olmadığından çalışanlarına sevgi, hoşgörü ve mütevazı bir yaklaşımla verimli bir iş yaşamı yakalamaya çalışır.  
       
  Bir yarış içinde olduğumuz bu hayatta kimi zaman kendimizle yarışır dururuz. Bu yarış en iyi olmak, en güçlü olmak içindir. İşte tam da bu durumdayken ya egomuzun esiri oluruz ya da bilinçli bir duruşla öz güvenimizle başarıya ulaşırız. Egomuz hırsa dönüşerek bizi başarısızlığa ya da mutlu etmeyen bir başarıya götürür. Kendi kendimize yeterek ve inanarak öz benliğimizi öne çıkararak yaşamda başarılı olabiliriz. Egoist bir benlikle tutkunun ve hırsın esiri olursak geçici ve ruhu doyurmayan başarılara imza atarsak doyumsuz, hasta ve yorgun bedenlerden öteye gidemeyiz. Sağlıklı bir iç dünya için kendi kendimizle var olarak farkındalığımızı ve bilinç seviyemizi yüksek tutarak yaşamda yerimizi almalıyız.

  Ben ile başlayan cümleler duyduğunuzda karşımızdakinin egosunu anlamamız için yeterli kanıtımız var demektir. Çünkü sürekli beğenilme, fark edilme ve takdir edilme isteği. İşte bu üç istek aslında ömür tüketerek egoyu öne çıkaran isteklerdir. Diğer yandan yaşamdan dersler çıkarmış, kendi yapabileceklerinin sınırlarını keşfetmiş, bilgisini deneyimlerine dayandırmış ve mütevazılıkta sınıf atlamış kişilerden “Ben” sözcüğünü pek duymazsınız  çünkü bu bilinçli insanlar ben duygusunu geride bırakıp öz güveniyle var olan insanlardır. Temel farklılıkta burada ortaya çıkmaktadır, egoyu doğuştan alırız ama öz güven sadece deneyebildiklerimize, başardıklarımıza yani deneyimlerimize dayanır.  Dolayısıyla sağlıklı bir birey olmak için egodan yoksun öz güvenden zengin ruhlara sahip olmalıyız. Egolu her ruh bir başka ruhun esiridir; ancak öz güven her ruhu özgürleştirir.