..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: musaradona8708
Eser Sıra Numarası: 170217eser13


                                                             ZİHİN SARAYIM
   
  Bugün sözün bittiği yerden aşağıya atladım.Beni ilk karşılayan yalnız ama umut dolu özgüven oldu.
    
  Başarının yolunda beraber ilerlerken bir yandan da bana kendini anlatmaya başladı.İnanmak başarmanın yarısıdır diyordu gözleri ışıldırken.”Yaratılmış nefsine en düşkün canlıdır insan.Sahip  olması gereken emelleri ve bu emeller uğruna yapacağı ameller onu gerçek bir kişi yapar.Ancak bu yolda ise kendine inanması ve kendini tanıması gerekir.İnsanın kendini tanıdığı sürece başaramayacağı şey yoktur.Yeteri kadar çalıştığımız zaman Rabb’im adaletiyle bize emeklerimizin karşılığını verir.Yeter ki hiçbir zorluğa boyun eğmeden , kokmadan , vazgeçmeden mücadelemizi verelim. İnanlar Kazananlardır! Ve kazananlar zincirini ise kendine güvenen halkalar oluşturur.” Diyerek beni bu yolda yalnız bıraktı.Gerçekten de haklı mıydı peki? İçimizde ki kıvılcımı bir yıldırıma dönüştürebilir miydik?
    
  Bir süre ilerledikten sonra ego ile karşılaştım.Etrafı kalabalıktı. Beni görünce yanıma geldi ve hemen benimle selamlaştı.Bütün gözler üzerimize dönmüştü.Bir yandan da anlatmaya başladı:
     
  -“Yaratılan en yüce ve en aciz canlıdır insan.Bu kalabalığı merak mı ediyorsun? Bu canlılar benim dostlarım ve düşmanlarım. İnandım ve Kazandım!Ancak kazanmak benim için yeterli olmadı.Hep en iyi olmaya çalıştım.Bunu dile getirmekte beni korkutmadı.Benim dostlarım da benim gibi düşünen başarıya her daim aç olan kişilikler.Oysaki beni dostlarımdan ayıran ufak bir değişiklik var.Benim emellerim amellerimin çok daha önüne geçti. Emellerimi dizginlemek ise benim yapamayacağım bir şey haline geldi artık.Düşmanlarımda var evet ama bunu pek önemsemiyorum.Çünkü tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok. Küçük ,kıskanç bir tavşan kadar olamayacak kendini tanımayan , korkak kişilikler benim gibi ulu bir dağa kibirli dedi. Oysa ben sadece daha iyi olmak için çabaladım ve bu çabalarım sonucu sahip olduğum başarıları güzellikleri de göğsümü gere gere anlatmaktan hiçbir utanç duymadım.Bizi biz yapan güzellikleri başarıları insanlara göstermemiz neden çok kötü bir şey gibi görüldü ki? Sakın unutma  özgüvenli insanlar hayata sıkıca sarılanlardır. Hayata sarılanlar ise kazananlardır.”diyerek beni bu ıssız yolda yalnız bıraktı.Ego ile başarılı olabilir miydik? Gerçekten kötü olan şey egolu olmak değilde kibirli olmak mıydı yoksa?
    
  Bir süre daha ilerledikten sonra rengarenk  giyinmiş ,kendini kusursuz olarak tanımlayan ve yanında bulunan az sayıda ki insana emirler veren kibir ile karşılaştım.Beni görünce hiç istifini bozmadan sadece sesini biraz daha incelterek bana seslendi:
    
-“Hey sen! Benim gibi yüce birisinin yoluna nasıl çıkarsın? Derhal açıkla ki seni gazabımda yok etmeyeyim!”
    
  Neye uğradığımı şaşırmıştım. Elinde bana karşı kullanabileceği , çalışmalarının sonucu kazandığı hiçbir başarısı yok iken dostları onu bırakmış iken nasıl bu kadar umursamaz olabilirdi?Bu arada etrafında ki insanlar tarafından yavaş yavaş terk edilmekte olduğunu fark ettim. Ve en sonunda etrafında ki herkes gidince ağlayarak benim yanıma geldi:
    
-“Ben kusursuzdum. Tanrı’nın yeryüzündeki gölgesiydim. Beni niye sevmiyorlar? Bana itaat etmeleri , önümde diz çökmeleri gerekir iken neden beni yalnız bıraktılar? Ne halleri varsa görsün kıskanç korkaklar. Benim amellerime sizin emelleriniz dahi yetişemez. Ah yüce emellerim ! Ben kendime bakmaya devam edeceğim.Anlıyor musun? Çünkü ben en iyisiyim!”
    
  İyi ve kötüyü ayırt etmek için kendi düşüncelerimizde bir gezinti yapmamız yeterlidir aslında.Bu gezinti bizim doğru ve yanlışı fark etmemizi sağlayacaktır. Özgüven egonun oluşmasına yol açabilir. Evet egoist birisi de olabiliriz. Ancak sahip olduklarımızla yetinmek , diğer insanları küçümsemek yani kibirli olmak yerine kendimizi doğru yola sokabiliriz.

    
  İnanırsak Başarırız , Başarırsak Kazanırız.