..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: nazo2424
Eser Sıra Numarası: 170218eser08



                                                                           ÖZ GÜVEN FARKI
      
  “Kişinin başkasına oranla kendinde bulunan üstün özelliklerine yönelik subjektif değerlendirmesi.” olarak nitelendirdiğimiz öz güven, belki de son zamanlarda gerek kişisel gelişim kitaplarında gerekse konuşmalarımızda en sık duyduğumuz kavramlardan biri haline geldi.
       
  Öz güven; bireyin kendini geliştirebilmesi, toplumda kaliteli bir iletişim kurabilmesi için gerçekten önemli bir yere sahip. Doğrusu, gözlemlerime göre pek çok insan doğuştan bazı konularda normalin üstünde bir yeteneğe ve yatkınlığa sahip bir şekilde dünyaya gelir. Zamanla, eğer bu özelliklerinin farkında olarak bir gelişim gösterirse birey, kaliteli ve kendi potansiyelinin bilincinde olan bir insan haline gelir. Fakat kendi yeteneğinin farkında olmayan birey, çevresindeki bu yeteneğini geliştirmiş bireylere nazaran kendisini başarısız veya yeteneksiz hissetmeye başlar.
İşte kişisel gelişim, bu noktada bireye farkındalık kazandırır ve bireye aslında başarısız olmadığını, yalnızca yetenek alanını fark edemediğini hatırlatır. Böylece birey, yatkınlığı olduğu alanda kendisini geliştirmeye başlar. Bu “kendini keşfetme” süreci sonunda kişi, artık öz güven sahibidir.
       
  Ancak birey bu durumu yanlış algılarsa kendini geliştiremediği bir alanda bile yetenekliymiş gibi davranabilir veya olmayan bir olumlu özelliği kendine mâl edebilir; var olan bir özelliğini şişirerek toplumda ön plana çıkıp ilgi görmek ve yüceltilmek eğilimi gösterebilir. İşte bu; öz güven değil, “ego” dur.
       
  Yani öz güven, sahip olduğumuz yönelim ve yeteneklerimizin farkında olmak ve toplumda büyüklenmeyip mütevazı bir tutum takınmaktır. Öz güven sahibi bir insan, birtakım özellikleri dolayısıyla kendisini diğer insanlardan üstün görmez; aksine yeteneklerini geliştirmeye çalışarak saygın ve olgun bir tutum izler.
        
  Ego sahibi insan, kelimenin Latince karşılığında olduğu gibi, benlik duygusu yüksek olan insandır. İletişimde ego faktörü etkili olduğu zaman, bireyler sağlıklı bir iletişim kuramamaktadırlar. Hatta günümüz gençleri arasında egolu davranışlar, moda haline gelmiş olup gerçek anlamda öz güvenin önemini yitirmesi şeklinde vahametle karşımıza çıkmaktadır. Tıpkı ünlü bir düşünürün sözlerinde olduğu gibi: “Kişiliği noksan insan, egosu yüksek insandır. Toplum bireylerinin daha ileri atılımlarda bulunabilmesi için insanlığa yararlı işler peşinde koşmaları, birbirleriyle uğraşmamaları ve boş durmamaları gerekir. Birbirini hedef alarak bir statü edinmek de alçaltıcı ve kısa süreli bir haldir. İleriye dönük ve kalıcı her adım; fedakârlığı, iyiliği ve verici olmayı gerektirir. Bu hasletlerin muhtevasında ise benlik duygusundan uzaklaşmak ve tevazu edinmek vardır.”
        
  Kısacası, insanlarla ilişkilerimizde egomuzu öne çıkarmadığımız ve bencilce davranmadığımız takdirde gerçekten güzel, samimi ve daimi ilişkiler kurabiliriz. Benlik duygumuzu körelttiğimiz müddetçe de mutlu olabiliriz. Böylece toplumumuzda sağlam davranışlar sergileyen bireyler haline gelebiliriz.
        
  Yaşamamızın anlamlı hale gelebilmesi, fedakârlıklarımız oranında mümkündür ancak…