..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: pikaçu2001
Eser Sıra Numarası: 170203eser01

                                                                   AMANSIZ SAVAŞ

 “Ben bu parkuru koşabilirim.”ve“Ben bu parkuru ondan daha hızlı koşarım.” arasındaki fark ile, “Ben bu resmi çizebilirim.”ve “Ben bu resmi ondan daha güzel çizerim.” cümlelerindeki kırıcılık oranı, özgüven ve egonun amansız savaşını resmetmektedir bizlere.

  Çoğu insan bu savaşın varlığından bihaberdir. Fakat  farkında olmasa bile içten içe bu savaşı alevlendirmektedir. Her yeni  günde özgüvenini artırmak adına farklı şeyler dener. Ve bu fazla özgüven zamanla egoya dönüşür. Bu dönüşümü zorunlu kılan ise çağımızdır.Çünkü çağımız nasıl bir çağ ise sanki insanların egolu olmasını arzulamaktadır. Her ne kadar kabullenmek istemesek de eğer egon yoksa sen bir toz zerresisin bu devirde. Her şey sana egolu olmanı fısıldar sanırsın lakin olayı çok farklı anlamışsın. Şimdi en başa geri dönelim. Ego ve özgüven. Birisi aşırı diğeri ise yeterli düzeyde. Ve çağımız aslında bizden  yüksek bir özgüven istemektedir. Özgüvenin yoksa sen bir toz zerresisin bu devirde. Ve aslında her şey sana kendine çok güvenmeni fısıldar. Asıl  gözden kaçan nokta ise budur. Kendine çok güvenmeyi egoya dönüştürmeden nasıl yapacağız?

  Özgüven kişinin fıtratında var olan bir olgudur. Kişi bu duygu sayesinde hayatına yön verir. Bu duygunun eksikliği kişiye başarısızlık olarak döner. Bir çok şeyi bu duygu sayesinde yapar kişi. Konuşmasından tutun da herhangi bir yerde yemek yemesine kadar. İnsanoğlu için çok önemlidir. Ego ise özgüvenle neredeyse aynı fakat bir o kadar da farklı bir şeydir. Aynı olmasının sebebi, insanlar tarafından pek ayırt edilememeleridir. Farklı olmasının sebebi ise kişiye zararlı olmasıdır. Duygu olarak kibre eşdeğerdir. Egolu bir insan ilerleyen zamanlarda yalnızlaşır, kendini bunalıma sürükler. Yoldan bir kişiyi çevirin. Ego ile özgüven arasındaki farkı sorun. Çok yüksek bir ihtimalle size farklarını tanımlayamaz ama özgüvenin iyi, egonun ise kötü bir şey olduğunu söyler. Ve gün geçtikçe bu iyi şey kötü olana dönüşür. Peki biz bu dönüşümü nasıl engelleyeceğiz?
Egoya kibir demiştik hatırlarsanız. Kibir hakkında bir çok söz söylenebilir, bir çok yazı yazılabilir. Bunu yapanlar da var zaten. Peki bir insan nasıl kibrine yenik düşmez? Biraz da bunun hakkında konuşalım. Kibrin tezatına alçakgönüllülük diyebiliriz sanırım. Mevlana’nın dediğini yapalım ve tevazuda toprak gibi olalım. Yani alçaktan uçalım ki düştüğümüz zaman fazla incinmeyelim. Ve eğer bunları gerçekten uygularsak hayatımızda egoya ya da diğer tanımıyla kibre yer kalmayacaktır. Dolayısıyla böyle bir dönüşüm de gerçekleşmeyecektir.

 Gelgelelim benim yaşamıma. Bence bir çok insanla aynı hissi paylaşmaktayım. Mesela yazma konusunda kendime güvenirim. Bu yeteneğimin farkındayım ve daima da arkasındayım. Bu özgüvendir. Lakin asla bununla övünmem. Ödül alacak veya alıyor bile olsam elimden geldiğince mütevazi olmaya çalışırım. Eğer bunları yapmıyor olsaydım egolu olurdum. Aynı şekilde zeka. Ülke geneline bakacak olursak belli bir seviyeye sahibim. Seviyemin farkındayım ve zeka olarak kendime güveniyorum. Ama çevreme bakacak olursak her seviyeden insanla muhatap olduğumu açıkça  belirtebilirim. Eğer seviyemi belirtip her zaman göz önünde bulundursaydım bana egolu diyebilirlerdi ve gayet de haklı olurlardı bu yargılarında. Ben ise bulunduğum seviyeyi olabildiğince göz ardı etmeye çalışırım. Ve ben sanırım bu yüzden insanlar tarafından egolu olarak değil de, özgüven sahibi biri olarak nitelendiriliyorum.

   Bana göre ego, özgüvenin fazlalaşmış halidir. Her şeyin fazlasının zararlı olduğu gibi, özgüvenin fazlası da zararlıdır. Ego ile özgüven arasındaki o ince çizgiyi korumaya bakalım. İnsanlara göre çağımız her ne kadar egolu, yani kibirli olmayı gerektirse de unutmayınız ki, kibir şeytandandır.