..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: simpel2103
Eser Sıra Numarası: 170217eser16


                                                                   BEN YA DA BİZ

  İnsanlar doğası gereği bazı özelliklere sahip olarak doğarlar fakat büyüdükçe ve çevresi şekillendikçe de iyi ya da kötü özellikler kazanırlar. Gerçek şu ki, çevre o kadar etkili ki kişinin öz benliğinden uzaklaşmasına yol açıyor. Zaten bu da insanların birbirine yakınlaşmasını-uzaklaşmasını, sevmesini-nefret etmesini etkiliyor. İnsan kişiliği de işte böyle hep çelişkidedir. Bazen kendini yüksek bir tepede bazen de derin bir çukurda hisseder. Anlayacağınız, ne kadar tepeden bakarsak bakalım ayağımız kaydı mı acılar içinde düşeriz. İnsanların özgüven ve egosu da bu noktada başlar.

  Herkesin kurtarıcısı ego. Sözlükten tam anlamına baktığımızda, ben merkezli düşünce sistemi çıkıyor. Söz gelimi birazcık açgözlülük de oluyor. Anlamı ne kadar kötü bir şey olsa da hepimizde birazcık var. Kendimiz, bir işte nasıl çalıştığımızı biliriz ve yapacağımıza inanırız. Fakat herkes hata yapar. O an bir heyecan, öfke, üzgünlük bizi telaşa sokar ve o işi yapamayız. Diğerleri bize sorar-diğerleri diye kastettiğim insanların yanlışını görüp yüzüne vuranlar- Neden yapamadın? Yoksa gerçekten bu işte başarısız mısın? Bizde -bende dahil olmak üzere- Aslında yaptım ya da yapardım da canım istemedi der ve bahane uydururuz. Fakat asıl yanlışımız burada beliriveriyor. Niye egolu bir edayla bunları söylüyoruz? Niye belki de burada bir eksiğimiz vardır, diye düşünmüyoruz? Dediğim gibi. Çevre bizi bakmamız gereken pencereden uzaklaştırıyor.

  Özgüven. Tatlı anlamlı bir kelime ama her şeyin fazlası zarardır. Ayrıca benim en sevdiğim özelliklerdendir. Ne egolu gibi kendini yükseklerde tutmaz ne de kendini değersiz bir his kadar aşağıda. Gerçek şu ki, aralarındaki fark bir ip kadar ince ve bir ufuk çizgisi kadar belirsiz. Kişi küçük bir şeyden bile egosunu veya özgüvenini tatmin edebilir. Belki iyi tarafları da vardır ama sonucunda birinin canını yakmış ya da üzmüş olursa işler değişiyor.

  Özgüven sadece bireysel olarak değil, bir grup içinde kullanılabilir. Bana göreYalnız taştan duvar olmaz." sözü ne kadar toplu hareket edilmeli anlamını verse de bahsettiği taş özgüvendir. Kimse kendine güvenmezse ya da karşısındakileri egolu tavırla küçümserse özgüven buhar olur ve yapılacak her şey bir toz gibi uçar. Bu yüzden o taşı bulmalı, birliği ve beraberliği sağlamalıyız. Benliğin yerini biz almalıdır.

  Özgüven ve ego arasındaki ilişki insanların konuşma , düşünce, ilgi ve çevre yapılarının birleşimiyle yıkılmayacak bir duvar haline geliyor. Anlaması basit, uygulaması zordur. Çünkü ego insanı bir üzüm dalı gibi her yerini sarar. Özgüven ise böyle değildir. Aklın bazı duygular ve düşünceler çerçevesinde oluşturduğu, bir insanın değersiz bir varlık olmadığını kanıtlayan bir özelliktir.
Dünyada ego ve özgüvene Einstein da kayıtsız kalmamıştır. Egonun nasıl itici bir gerçek olduğunu kendi diliyle anlatmış;

EGO = 1 / BİLGİ Ne kadar az bilgi o kadar fazla egodan ibarettir. 

  Son olarak dediğim gibi yaşamımızda ego ve özgüven arasındaki fark ya yaparım diyeceksin ya da "yapabilirim ". Bu da insanın kişilik özelliklerini en belirgin şekilde gösteren temel ayraçtır.