..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: ışıl1234
Eser Sıra Numarası: 170209eser06



                                                                    YAŞAM ZİNCİRİ
      
    Öncelikle özgüven ile ego arasındaki farkı bulabilmek için bu kavramların ne anlama geldiğini bilmemiz gerekiyor. Özgüven, insanın içinde bulunan kendine inanma duygusu; ego ise insanın kendini beğenip dev aynasında görmesidir.

   Asıl sıkıntı da burada başlıyor zaten. İnsanlar kendilerinde bulunan duygunun ego ya da özgüven olduğunu ayırt edemiyor.  Daha doğrusu egolu olduğunu kabul etmeyip kendisinin çok özgüvenli olduğunu savunuyor. Oysaki öyle değil. İçindeki bu ego, etrafındaki insanların kalbini kırmaya, canlarını yakmaya sebep oluyor. Egolu insanlar böyle davranırken özgüvenli insanlar gerektiği yerde öne çıkıyor. Neyi, nerede yapması gerektiğini bilip ona göre hareket ediyorlar.  Bir şeyi başaramayacağını biliyorsa o işe hiç girişmiyor. Eğer yapabileceğini düşündüğü bir şey ise o işe hiç çekinmeden girişebiliyor. Egolu kişi ile özgüvenli kişinin farkı da zaten bu noktada ortaya çıkıyor. Egolu kişi her şeye atlarken özgüvenli kişi daha oturaklı davranıyor. Ayrıca şöyle de bir şey var: Eğer bir insan “Ben egoluyum.” diyor ise aslında egolu olmaktan uzaklaşıyor. Özgüvenli olmaya bir adım daha atmış oluyor. Bu özgüven insana hayatında kolaylıklar sağlıyor. Gerek iş hayatında gerekse sosyal hayatında farklı insanlarla kaynaşıp birlikte bir şeyler başarabilme olasılığı da artıyor. Egolu insanlarda ise bu olasılık çok düşüyor.  Çünkü içinde bulundurduğu ego insanları kendinden uzaklaştırıyor.

  Tüm bunları bırakıp kendime ve çevreme baktığımda ise kendimde de ego görüyorum. Aslında bu içimde var olan ego bulunduğum ortama göre değişiyor. Eğer o an içinde bulunduğum yerdeki kişiler gereğinden fazla egolu davranıyorsa ben de egolu davranıyorum. Ama bu onlarınki kadar olmaz. Kimi zaman fark etmeden egolu davranıyor olabilirim. Ama bunu bilerek yapmadığımı söyleyebilirim. Ama ben ‘’özgüvenliyim’’ de demiyorum ya da diyemiyorum. Zaten çok özgüvenli bir insan olduğumu düşünmüyorum. Bu düşüncemin yetişme tarzından dolayı olduğunu zannediyorum. Çünkü ben bulunduğum ailenin en küçüğüyüm. En azından zamanla, yeni şeyler görüp yaşadıkça özgüven kazanacağımı umuyorum.

  Bu konuda çevremdeki insanlara baktığımda şunu görüyorum: Herkesin içinde bir nebze de olsa ego bulunuyor. Bunu insanların davranışlarından anlamak mümkün. Büyük olasılıkla bu yüksek egoyu yetişme tarzlarına borçlular. Egosu olan insanlar için hayat neden bu kadar toz pembe? Neden bu kadar sarsılmaz olduklarını düşünüyorlar? Hayat bu kadar kolay olmamalı. Onların da yetişme tarzı böyle. Bir insanda davranışlar küçüklükten  itibaren var ise artık kemikleşmiştir. Bunu düzeltmeyi denemek bile hatadır. O da toplumun bir parçası olarak kabul edilir. Herkesin yaşam biçimi ayrı elbette. Ancak bu düşünceye kendini çok kaptıran insanların yaptığı en büyük hata dünyada sadece   kendilerinin olduğunu düşünmeleri.

   Kısacası ego ile özgüven her insanın içinde bulunur. Sadece bulunduğumuz durumda içimizdeki egoyu ya da özgüveni biz kendimiz seçiyoruz. Bir başkası değil. Ama bu seçimlerimizi ne zaman, nerede ve nasıl yapmamız gerektiğine doğru karar veremiyoruz. Doğru kararları verebilmek için iyi bir yerde ve iyi bir zamanda seçimimizi yapmalıyız. Her şey dilediğinizce olacaktır. Ancak bunun için bir emek sarf etmelisiniz. Emek sarf etmediğiniz her saniye size geri dönmeyecektir. İşte bu da hayatın gerçek yaşam zinciridir!..