..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: taylan1234
Eser Sıra Numarası: 170209eser03


İNSANOĞLU
“Benlik nefret edilecek bir şeydir.”
Pascal
    İnsanoğlu Dünya’ya geldiği ilk günden beri hep bir arayış içindedir. Bana göre aradığını içindeki özgüven ve ego ile bulmaya çalışmıştır. Ancak hatalarını görebilmeleri pek mümkün görünmüyor.  Bazen gezegende sadece hayvanlar yaşasa nasıl olurdu diye düşünüyorum. Egosu olmayan, sadece özgüvene sahip olan hayvanlar… Gerektiği zaman gerekeni bırakabilen, kendine “dur” demesini bilen yaratıklar. İşte, bana göre hayvanları ve insanları ayıran en büyük özellik budur. Hayvanların bir çizgisi vardır ve bu çizginin neresinde, nasıl duracaklarını iyi bilirler. Ancak insanoğlu durması gerektiğinin bile farkında değil…
  Bence ego ile özgüven arasındaki fark da bu çizgide yatıyor. Çizgi sizi bir yere kadar özgüven olarak götürür. Ancak bir yere kadar… Eğer çizgiyi geçerseniz artık özgüvenden çok farklı bir boyuta geçersiniz. Özgüven egoyu tetiklediğinden fazla özgüvenin iyi olmadığı söylenir. Aslında “fazla özgüven” diye bir şey yoktur. Bu kelime kullanılıyorsa anlayın ki artık özgüven ile değil egonuz ile hareket ediyorsunuz.  Peki, insan neden egosunu kullanmak ister? Neden egosunu şişirir? Bu soruların cevabı gene problemin başladığı yer olan “insan” kelimesine götürüyor bizleri.  Zaten insanoğlu da var olduğundan bu yana hep neden-sonuç ilişkisi içinde hareket etmiştir. Küçük bir örnek verelim. Eğer insanoğlu bir ev almak isterse çalışıp para biriktirir ve bir ev satın alır. Daha sonra ihtiyacı olmadığı halde para biriktirmeye devam edip bir ev daha alır, onu da kiraya verir.  Aynen öyle yapar; sonuç da insanoğludur!
  İnsanoğlunun yaptığı güzel şeylerden de bahsetmek isterdim ama yaptığı kötülükler bir hayli fazla. Hani tüm kapalı kapıların arasında bir tane açık kapı bulursunuz ya… İşte o, şu an insanoğlunu kurtaramaz, kurtarmamalı. Yaptıklarının bedelini ödemeli!
  Özgüven ve ego birbirlerinin devamıdırlar. Özgüven egoyu tetikler. Aslında suçlu olan özgüvendir! Özgüvenin yanlış kullanımıdır. Ben özgüveni yerinde olan biriyim. Bakın, “yerinde”  kelimesini kullandım.  Tabii ben böyle düşünüyorum.  Bu dünyaya bir kez geliyorsanız o zaman kendinizi eski insanlara bakarak tasarlamayın. En büyük hata, hatayı fark ettikten sonra farkında olmadan tekrarlamaktır.  Atalarımıza bakarak yetiştik.  Tüm insanlar aynı yolu uyguladı.  Fakat  geldiğimiz nokta ortada. Burada atalarımızı da suçlamıyorum. Sadece ego ile özgüven arasına doğru çizgiyi çekmeliyiz, diyorum.
  Egosunu kontrol edebilen, gerektiğinde kendine ‘’dur’’ demesini bilen insanlar da var bu hayatta. Gerçekten örnek alınması gereken insanlar… Eğer birini örnek almak isterseniz onun diğer insanlara veya diğer ortamlarda nasıl davrandığına bakarsınız. Acaba böyle insanları fark edebiliyor muyuz ?  Ya da etmeli miyiz ? Neden sadece kendimiz gibi yetişmiyoruz?  Neden sadece bir insanın doğasında yapması gerekenleri yapıp, yaşamdan bir nebze de olsa zevk almaya çalışmıyoruz?  İnsanoğlu dışardaki insanların yaptıklarını sorguladığı kadar keşke biraz da kendi insanlığını sorgulasa. Belki o zaman dünyada bazı değişimler başlar. Bir özgüven konusunun bizi nasıl bir kavram zincirine soktuğunun farkına vardık.  İşte yaşamda aynen böyle, neyin neyi etkileyeceğini anlayamıyoruz. Anladığımız zaman ise iş işten geçmiş oluyor.
  Bir de kendisini kontrol ettiğini sanan insanlar var. Bu insanlar hakkında çok büyük araştırmalara gerek yok. Zaten etrafınızda gördüğünüz on insanın yedisi bu durumda. Ancak farkında bile değiller. Hayat bu kadar basit olmamalı. Egosunu ve özgüvenini kontrol ettiğini düşünen insanlar bunu söylerken bile egolarını genişletiyorlar. Ne kadar da büyük bir ironi.  Keşke her şey bu kadar basit olsa ve bir cümlede tüm bunlardan sıyrılsak.
  Bazen kendi özgüvenimiz bizim için pozitif olsa da diğer insanlar için negatif olabiliyor. İşte o anda da  bahsettiğim gibi bir kavram zincirine giriyoruz. Biz duygularımızla ve yaşamımızda gerçekleşen her türlü olayla bir bütünüz. Her zaman da böyle olacağız. Bu tür durumlarda ‘’empati’’ insanın çok işine yarar. Empati olmadan bir insanda hoşgörü oluşacağını düşünmüyorum.

  Kendiniz olun ve her zaman bir insan olduğunuzu unutmayın. Ne kadar yanlış ya da doğru yapsanız da siz bir ‘’insan’’ olarak kalacaksınız. Evet, ben de öyle!..