..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: uzaylı0702
Eser Sıra Numarası: 161213eser02


ALGISAL   YANILSAMALAR

        Toplumda genel olarak ego ve özgüven ikilemi arasında bir fark hatta uçurumlar var  olarak bilinir. Ego, insanlarca karanlık gölgelerin ardından gelen soğuk fırtınalar gibidir daima.Yüksek yamaçların zirvelerinde yaşayan bir canavardır adeta.

     Özgüven? Özgüven güzeldir. Egonun bir veya iki tık aşağısında  masum, kendine yeten ve egonun aksine niteliklerini diğer insanlara karşı vurgulamayan bir özelliktir. Eğer bu iki kavram arasındaki farkı belirten özellikleri tanımlayacak olursak bence aradaki fark algı sorunudur. Benim kendi monoloğumdan; ego bir kimsenin aşılmış öz inancının ve tek gücünün kendindeki cevherin işlenmesi olduğuna olan güveni, bu ve bunun gibi etkenlere olan inancı dolayısıyla bunu dile getirmesi, farkında olması amacıyla açığa çıkan kelimelerinin sonunda diğer insanların yargıcı tutumuyla ve öğrenilmiş ifadeleriyle karşı karşıya kalmış olması kişiyi erdemli bir yüksek özgüven sahibi olmaktan hüsrana uğratabilir. Egoist kalıbıyla damgalayan şahsiyetler asıl olarak kendi aleyhlerine olan bencilliklerine karşın stratejik bir hata yaptığını bilmeksizin kendilerini tatmin etmiş olurlar.

      Sahibi olduğumuz içimizdeki ben ve benlik kavramları perspektifinden oldukça monoton olan objektif bir yanılsama özdeşliğinin ego yani ‘bencilik’ yelpazesine mistik bir açı kazandıracak olursak kolektif simgeselliğin beynimize karşı sur oluşturmuş mana fikrinden yola çıkarak bunun farklı türevlerine ineriz. Yani şöyle diyecek olursak, beynimiz bize bir olguyu veya kavramı her türden yolla içimize sinecek şüphe edemeyeceğimiz şekilde bir yolla ulaştırır ve pekiştirir. Bir insan ben cümlesi kuruyor ise mutlaka iyi olan bir şeyi yapmış olduğunu veya sahip olduğunun farkına varmıştır. Varmıştır ki bunu belirtmek ister. Elbette ki buna ulaşamamış  bir kimse de kişinin belirtmelerini hazmedemez. Oraya sanki kıskançlık gibi psikolojik bir saplantı girer. Ne de olsa aşırı özgüven sahibi birine ‘fazla iddialı görünüyorsun’, ‘kendinden çok eminsin’ vs  gibi cümleleri söylediğimiz zamanlar iyimser düşünüyorsak ‘özgüven’, kötümser düşünüyorsak ‘ego’ adını veririrz. Durum tamamen kelimeyi belirlemek için kişinin düşüncesinin niteliğine bağlıdır.

     Peki ego özgüveni nasıl karşılar dersiniz.? Hiç egonun kendisine sormayı düşündünüz mü? Ha!?  Ego diyor ki: “Sormalarına gerek bile yok. Onlar beni bilirler. Bilmeseler bile mutlaka öğrenmek istemişlerdir. Benim bilinmem gerekiyor. Evet evet, sizce ben özgüvenin ne olmadığıyım? Ben yüce ego hazretleri, sizin benliğinizin tavanlarında yaşayan bir organizmayım. Pısırklığınızın ve bilinç düzeyinizde ki algı zeminin bilinçaltı bölümündeki  engellerinizi emip sömürerek yaşarım. “Ne kadar da tahmin edilecek ve alışılmış bir beklenti cümleleri değil mi? Körü körüne bir ego savunucusu değilim fakat siz insanlar hayatın belirlediği kurallar dışında davranan insanlara kelimelerin acımasızlığı içinde sıfatlar taktığınız gibi kalıplaştırılmış ve alışılagelmiş bu iki kelime arasında da bir algı zemini oluşturup özgüvene iyimser, egoya kötümser mühürü damgalayarak sorgulama nimetinden yoksun insanlığın beynine mistik bir hareketle prestijlediniz. İnsan beyni kesinliğe ve bilimselliğe ve de bunun doğurduğu sonuçlara meyillidir. Çabucak kabullenir, itiraz edemez. Çünkü sorgulamaz “Toplum bunu nasıl belirlediyse bu böyledir, gerçek ve doğrudur” ifadesi ve simgesi beyne işlenir. Özgüvenin kazanılmasında diğer insanların etkisi olduğu gibi egoda da durum aynıdır. Sadece özgüvenin daha da fazla yukarısında yer almış olması suç olarak görülüyor.Etken hep insandır. Sebebi kendisi olan insan sonra da bu durumdan rahatsız olur.Ve bunu ahlaki ve etik değerler sınıfından çıkarır.

  Sonuç olarak  için de bulunduğumuz toplum ve kitlelerin bütün bu yanılsamaların sebebi kanımca sembolik olarak söylenen bir emrin hem sözcüklerin anlamını araştırmadan, sorgulamadan uygulanması hemde bildiklerimizi analiz edip yorumlamadan sürünün ardından yitip gitmekti.