..




Yaşamınızda öz güven ile ego arasındaki farkı oluşturan hangi özelliklerinizdir ?

Yazar Rumuzu: vaveyla2001
Eser Sıra Numarası: 170217eser15


                                                                 MÜTEVAZİ   RUHLAR

  Ego, piyanonun ilk ve son melodisinin cesedi, kırılan bir aynanın dökük hayalleri misali… Gözlerinin feri çarmıha gerilen bir ruhun, sessiz serzenişleri kulakların kıyısına vuran. Samimiyetin veyle düşmüş hali gibi kimsesiz. Özgüven, kadranına gökyüzü sinmiş bir saatin portresi, dudaklarımın sus çizgisinde eğreti duran hezeyanların nefesi, katedralin çanına parmak izlerini bırakan semanın silüeti misali…
  
  Ego ve özgüven arasında sadece bir ip değil, koca bir dağ vardır. Yaptığımız küçük işleri yüceltmek bizi iyi bir yere getirmez. Zihin bir balon gibidir, üfledikçe şişer. Ta ki patlayana kadar.      
Ruhum, bir depremin artçı sarsıntılarıyla sallanıyor bazen. Bu kendine fazla güvenmenin işareti midir? Bilmiyorum. Belki bir araftayım, belki değilim. Dönüp bakıyorum aynadaki aksime. Kavlayan gölgeme dokunuyor, harelerim. Bir anka kuşunun gözyaşları pinekliyor tenimde, iyileştiğimi hissediyorum. Egoist bir beden süzülüyor havada. “Ruhu çekilen insanlar” diye fısıldıyorum. Ayaklarımı yerdeki çakıl taşlarına vurarak ilerliyorum. 

  Egoyu tatmin etmek, bir mumun ölü bedeninin üstüne başka bir mum yakmak gibidir, biliyorum. Ben özgüvenimi portakal kokulu hayallerime borçluyum. Küçük yeteneklerime belki de... Kendi yetiştirdiğim portakalların serin gölgesi altında, denizin med-cezirini seyre dalıyorum. Özgüvenin alelade trabzanları koruyor, zihnimin merdivenlerini. Arnavut kaldırımı misali çıkıntılı ruhum, düşeceğimden korkuyorum.
  
  Bir resim çiziyorum bazen, bir geceyi betimliyorum. Bir şiir yazıyorum yahut barışın ruhunu simgeliyorum. Ertesi gün bir kitap alıyorum elime, başkalarının sözlerinde kendimi buluyorum. Tekrar bakıyorum aynaya, orada yalnızca ben durmuyorum. Anlıyorum ki ben diye birşey yok aslında. Sadece ben yokum, daha binlerce yoldaşım var. Gülümsüyorum. Mütevazi ruhlar bekçilik yapar benim evrenime. Gece üstüne bir ışıltı kondurur. Deniz ise yakamozun esaretine hasret, bazı insanlar bu evrenin ihtişamından korkarlar, bazılarıysa vefasız bir gecekondu gibi olan duygularını daha ihtişamlı sanarlar. Hayat, yapabildiğimiz ve yapamadığımız şeylerin çetelesini tuttuğumuz bir defter gibidir. Yeteneklerimiz, hayallerimiz ve daha birçoğu. Başardığımız şeylerle gurur duymamız gerekir. Mutlu oluruz ya da. Ancak insanın yapması gereken bazı şeyler vardır ki o da; kendimizi yalancı sevinçlere alıştırmayıp, yaptığımız şeylerde hata olma olasılığının varolduğunu bilmektir. İnsan her zaman kendini sorgulamalı ve ona göre hareket etmelidir.